“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
https://vimeo.com/tomorhoca
- Ana Sayfa
- İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
- Dini bilgiler
- Hatim duası Türkçe Hatim Duası
- Ahmet tomor hoca sohbetleri
- suleymaniye
- Ruhlar kabirde hep kalır mı?
- Şehitlik ve Fazileti
- İslami Eğitim
- ALLAH (C.C.) 'ÜN SIFATLARI
- Ahmet Tomor Hocaefendi Sohbetleri
- Veysel Gürler
- Umman'dan Şifâlar
- İSLAMİ BİLGİLER KİTAP SOHBET SEYRET MULTİMEDYA
- Safakat İslami Forumları
- sadakat.net
- Ehl-i Sünnet Hanefi
- HAVAS İLMİ-MÜCERREBAT-I İLAHİ ŞİFACILAR
- Sağlığımızın müthiş şifreleri Sayfadaki tüm bilgiler bilgi amaçlıdır kullanım tercihi size aittir önce araştırın inceleyin doktorunuza danışın saygılar
- Sayfa ve guruptaki bilgiler bilgi amaçlıdır araştırın araştırmadan doktorunuza danışmadan kullanmayın sakın saygılar hepinize m.ulaş
- MUHTASAR İLMİHAL | Fazilet
- İLİM BÖLÜMÜ
- İmam Suyuti Camius Sağir
- Dini Sorular Molla Cami dini sorular ve cevapları
- incemeseleler
- "Nazar, deveyi kazana, insanı mezara sokar."
- YAVRULARIMIZA ELİF CÜZÜ ÖĞRETELİM. BİZLERDE TEKRAR EDELİM...
- Hadis-i Şerif
- FAZİLET TAKVİMİ
- mektebun
- faydalı
- medine
- Zi tuva kuyusu...
- Ali Eren Hoca
- *FATİHA SURESİNİN SIRRI..*
- "Kişi sevdiği ile beraberdir."
- *FATİHA SURESİNİN SIRRI..*
15 Ekim 2019 Salı
Hadis-i Şerif : “Müminler sağlam binalar gibi içten ve dıştan birbirine bağlı ve yardımcıdır. Her hal ve kârda tek vücût halinde hareket ederler.” ....Şir’at’ül-İslâm’da: “Allah yolunda harp edenler namaz safı gibi saf tutar; imama uyan cemâat gibi âmirine bağlanır, her emrini yerine getirirler” denilmiş. ...Askerlikte en mühim vazife, kumandan kim olursa olsun ona tam mânâsıyla uyup aslâ işine karışmamaktır.(Cevde Paşa)
H.Ş.: “ Kabir azabından kurtuluş olmadığı halde şehitler kabir azabı görmeyecekler.”
Hasan Bozkurt ---- Hadis-i Şerif : “ Kabir azabından kurtuluş olmadığı halde şehitler kabir azabı görmeyecekler.”..Dini ve devleti korumak için silâh altında bulunup da cephede ve cephe gerisinde ölenler, hatta kazâra kendi silâhıyla veya arkadaşının silâhıyla ölmüş olsalar dahî, şehitlik rütbesine nâil olurlar.
❗KİM NE DERSE DESİN YÜRÜDÜĞÜNÜZ HAK YOLDAN AYRILMAYIN❗ ⏩Bir gün hayatınızda yeni tertemiz bir sayfa açmaya karar vereceksiniz. Herkes karışacak eleştirecek. 🔸️Mesela haram sevdanızdan vazgeçecek samimi bir tövbe edip Rabb'e layık bir kul olmaya çalışacaksınız seninde sevgilin vardı hani çok mutluydun noldu şimdi, ne zaman haram oldu flört etmek? Azcık modern ol diyecekler. 🔸️Tesettürünüze çeki düzen verecek, şaldan, tunikten, pantolondan vazgeçip uzun örtüleri feraceleri tercih edeceksiniz."Sende iyice abattın ne bu koca karı gibi azcık genç ol renkli giyin diyecekler. 🔸️Arkadaş çevrenize çeki düzen vereceksiniz sende başımıza hoca kesildin haaa daha dün bu ortamdan çıkmıyordun şimdi Allah'ı mı zikreder oldun diyecekler. 🔸️Bir ilim meclisine gidecek hakikatleri öğrenme çabasına gireceksiniz, aa beynini yıkıyorlar bunun diyecekler. Daha bir çok örnek var bu gibi... ⏩Şimdi birde bu yazılanların tersini düşünün , biriyle flört ederken sizi eleştiren oldu mu? Hayır çünkü flört modernlikti çünkü flört olmadan evlenilmezdi vs vs. ---Zaten nefse de hoş geliyordu yakışıklı güzel kızlarla takılmak falan . Peki ya tesettüre uymayan kıyafetler giyerken size eleştiri yapan oldu mu? ---Pek olmaz çünkü zaten tesettürün hakkını vermeyerek, vucut hatlarını belli ederek tesettüre ihanet ediyordun. Makyajınla rengarenk tuniğinle taytınla beğeniliyordun. ➖Arkadaş ortamında her dediğine uyduğun, menfaat için sevildiğin popüler kankaların ve çevren der miydi hiç, niye bu kadar dünya eğlencesine daldın? Ne senin bu halin diye? ---Demezdi çünkü dünya eğlencesi boş muhabbet, karma ortam nefse hoş gelir. ➖Peki ya ilim meclisine adım atmadan sana laf çarpan var mıydı? Hayır yoktu çünkü sokakta gezmek, eğlenmek dünyanın tadını çıkarmak vardı. 👉Ee, buda nefse hoş geliyordu. Demek ki neymiş nefse hoş gelen şeyler de hayır yok, nefse zor gelen de hayır ve mükafat vardır. 🔸️Velhasıl biz kimseyi takmayacağız madem ki tertemiz bir sayfa açıp Rabbe layık bir kul olmak istiyoruz sabredeceğiz, dua edeceğiz, hayırlı bir mümin olma yolunda ilerleyeceğiz. Kim ne derse desin davamızdan vazgeçmeyeceğiz
Gönül bahçesi tesbih namazlarıyla temizlenir.
"Kadın kocası vefat ettikten sonra, eşinin adı evde anılmaya devam etsin diye şöyle bir yöntem uygular.
Vefat eden kocasının ceketini askıya asar. Her ay bir miktar parayı ceketin cebine koyar. Çocukları kendisinden para istediklerinde;
"Yavrum! Gidin babanızın cebinden alın" der."
Sübhânallâh! Ne düşünceli ve vefakâr bir eşmiş...
Rabbim bütün müslümanlara böylesi sâliha eşler nasip etsin.
BEŞ ŞEYİ YAPAN BEŞ ŞEYE NÂİL OLUR: Her kim beş şeyi yaparsa, beş şeye nâil olur. Bu beş şeyi Hazret-i Osman bin Affân (r.a.) yapardı: Her kim hayâ ederse, başkaları da ondan hayâ ederler. Her kim merhamet ederse, ona merhamet ederler. Her kim malını cennete bedel olarak infak ederse (zekât ve sadaka verirse), ona bedel olarak cennet verilir. Her kim affederse, o da affedilir. Her kim Hak Sübhânehû ve Teâlâ Hazretlerini tanıyıp, bilip, ondan korkarsa işleri tamam olur ve Allâhü Teâlâ Hazretlerini bulup vâsıl olur. (Menâkıb-ı Çehar Yâr-ı Güzîn)
BEŞ ŞEYİ YAPAN BEŞ ŞEYE NÂİL OLUR: Her kim beş şeyi yaparsa, beş şeye nâil olur. Bu beş şeyi Hazret-i Osman bin Affân (r.a.) yapardı:
Her kim hayâ ederse, başkaları da ondan hayâ ederler. Her kim merhamet ederse, ona merhamet ederler. Her kim malını cennete bedel olarak infak ederse (zekât ve sadaka verirse), ona bedel olarak cennet verilir. Her kim affederse, o da affedilir. Her kim Hak Sübhânehû ve Teâlâ Hazretlerini tanıyıp, bilip, ondan korkarsa işleri tamam olur ve Allâhü Teâlâ Hazretlerini bulup vâsıl olur. (Menâkıb-ı Çehar Yâr-ı Güzîn)
OSMANLILAR NASIL VAKİT GEÇİRİRLERDİ
Kânûni Sultan Süleyman devrinde 1552-1556 yılları arasında İstanbul’da dört yıl doktor olarak kalan bir İspanyol’un o yıllarda Osmanlı halkının günlük hayatını anlatan hatıralarından:
“Osmanlılar, Allâh’a karşı saygısızlık, vaktini boş yere geçirmek ve nefsini alçaltmak olacağı için bizdeki gibi oyun oynamazlar. Yaz olsun kış olsun yatsı namazını kılıp hemen yatarlar. Gün ağarırken sabah namazını kılmak üzere kalkarlar. Bir kısmı kalkıp, bir kısmı da uykuya devam eder sanmayın. Erkek-kadın, küçük-büyük herkes aynı saatte kalkar, güneş hiç kimseyi yatağında yakalamaz.
Esnaf bütün sene dükkân işleri ile uğraşır. Hafta tatillerinde Ayasofya’ya veya başka bir camiye Cuma namazına giderler. Eşi-dostu ziyaret ederler, birlikte yemek yerler ve gezmeye çıkarlar, iş zamanı konuşamadıkları mevzuları konuşurlar, kitap okurlar.
Adâlet erbabının ise hiç vakti yoktur. Silahşorlar, silâh talimleri sırasında yumurtayı vurmakla kalmayıp, kılı yarmaya uğraşırlar. Savaş olmadığı zaman hayatlarını kazanmak için bir sanat elde etmeye çalışırlar. Sultan ve idârecilerin de koca devleti idâre etmenin zorluğundan, oyun ve eğlenceye ayıracak vakitleri olmaz. Bunlar bir millet için büyük fazîlettir.
Ben görmüş olduğum dünyanın üçte birine yakın yerlerde Osmanlılardan daha fazîletli insanlara rastlamadım... (Türkiye’nin Dört Yılı, 1552-56)
/ FAZİLET TAKVİMİ Cumartesi-12-Ekim-2019
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


