16 Ekim 2019 Çarşamba

Ebû Medyen (k.s.) Hazretleri: Adem Aleyhisselâm, Muhammedî kemâlin ve Ahmedî cemâlin zahir olması için yeryüzüne indi.

Hasan Bozkurt -------- Ebû Medyen (k.s.) Hazretlerine: “Âdem Aleyhisselâm’ın cen­netten çıkarılıp yeryüzüne indirilmesi, nehiyden sonra onun ağaçtan yemekte ileri gitmesinden dolayı değil miydi?” diye soruldu. Buna cevaben buyurdular: “Eğer babamız Âdem Aleyhisselâm, sulbünden Muhammed Mustafa (s.a.v.) Hazretlerinin çıkacağını bilseydi, ağacın meyvesini değil; damarlarını yerdi. Cennetten çıkmak, yeryüzüne inmekten acele etmek için, nasıl meyvesini yemekten acele etmezdi. Adem Aleyhisselâm, Muhammedî kemâlin ve Ahmedî cemâlin zahir olması için yeryüzüne indi.

Halilu’r-Rahmân (hz. İbrahim as.) ona ve peygamberimize salâtü selâm olsun, sordular: -”Ya Rabbi! Âdem Aleyhisselâm’ı neden cennetten çıkarttın? Allahü Teâlâ Hazretleri: -”Bilmez misin? Sevgilinin cefâsı şiddetli olur,” buyurdular.

Üftâde (k.s.) Hazretleri, buyurdular: Adem Aleyhisselâm ağlamak istedi. Ona, “cennet, ağlama yeri değildir” denildi.

Hasan Bozkurt --------------------- Üftâde (k.s.) Hazretleri, buyurdular: Âdem Aleyhisselâm’ın cennetten çıkarılmasının sırrı şudur. Âdem Aleyhisselâm. tevhid mertebesinin, onun içinde bulunduğu mertebelerin içinde en yücesi olduğunu gördü. Âdem Aleyhis­selâm, onu Cenâb-ı Allah’dan sordu. Yüce Allah: “0 makama ancak ağlamakla ulaşabilirsin,” buyurdu. Adem Aleyhisselâm ağlamak istedi. Ona, “cennet, ağlama yeri değildir” denildi. Belki cennet sürür (ve sevinç) yeridir. Bunun üzerine Âdem Aleyhis­selâm, dünyaya inmeyi istedi. Âdem Aleyhisselâm’dan meydana gelen zelle (günah), cennette bulunduğu mertebesinin arzuladığı ve sevdiği mertebeye nisbetle düşük olmasındandır. Âdem Aleyhisselâm’ın bu durumu; “Ebrânn hasenatı (iyilikleri), mukarrabînin günahlarıdır,” kâbilindendir. Yine “Vakiâtü’l-Hüdâr isimli kitabda da böyledir. ..İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1..

TEKBİRLERLE AÇIN AYASOFYAYI DEĞİL TÜRKİYE, DÜNYANIN GİDİŞATI DEĞİŞSİN....

----- TEKBİRLERLE AÇIN AYASOFYAYI DEĞİL TÜRKİYE, DÜNYANIN GİDİŞATI DEĞİŞSİN....

Allahü Teâlâ Hazretleri Âdem Aleyhisselâm’ı yarattığında, ona yediyüzbin dil (lügat) öğretti.

Allahü Teâlâ Hazretleri Âdem Aleyhisselâm’ı yarattığında, ona yediyüzbin dil (lügat) öğretti. Âdem Âleyhisselâm, kendisine yasak edilen ağaç’tan yediği zaman; Arabça hariç, diğer bütün diller kendisinden (soyulup) alındı. .. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1..

Âdem Aleyhisselâm’ın mucizelerinden biri de, ta kıyamete kadar evladının konuştuğu bütün dilleri bilmesidir.

Hasan Bozkurt ----------------- Allahü Teâlâ Hazretleri, Âdem Aleyhisselâm’ı peygam­berlikle seçtiği zaman, o dilleri yine kendisine verdi. Böylece Âdem Âleyhisselâm, bütün dilleri konuşur oldu. Âdem Aleyhisselâm’ın mucizelerinden biri de, ta kıyamete kadar evladının konuştuğu bütün dilleri bilmesidir. Arabîden, Farisî, Rumca, Yunanca, İbrânice ve Zenci dili ve diğer bütün dilleri biliyordu. Bazı müfessirler buyurdular: Allahü Teâlâ Hazretleri, Âdem Aleyhisselâm’a kazanç yollarından tam bin meslek öğretti. Sonra Âdem Aleyhisselâm’a şöyle buyurdu: -”Ey Âdem! Evlâdına söyle: Eğer siz dünyayı istiyorsanız; onu bu sanat ve meslekler ile taleb edin (isteyin ve elde etmeye çalışın). Dünyayı dine {alet ederek) veya şeriatın hükümlerinin karşılığında dünyayı elde etmeyin.”... : İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1

H.Ş : “Mü’min, sever ve sevilir. Başkası ile geçinemeyen ve kendisi ile geçinilemeyen kimsede hayır yoktur.”