“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
https://vimeo.com/tomorhoca
- Ana Sayfa
- İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
- Dini bilgiler
- Hatim duası Türkçe Hatim Duası
- Ahmet tomor hoca sohbetleri
- suleymaniye
- Ruhlar kabirde hep kalır mı?
- Şehitlik ve Fazileti
- İslami Eğitim
- ALLAH (C.C.) 'ÜN SIFATLARI
- Ahmet Tomor Hocaefendi Sohbetleri
- Veysel Gürler
- Umman'dan Şifâlar
- İSLAMİ BİLGİLER KİTAP SOHBET SEYRET MULTİMEDYA
- Safakat İslami Forumları
- sadakat.net
- Ehl-i Sünnet Hanefi
- HAVAS İLMİ-MÜCERREBAT-I İLAHİ ŞİFACILAR
- Sağlığımızın müthiş şifreleri Sayfadaki tüm bilgiler bilgi amaçlıdır kullanım tercihi size aittir önce araştırın inceleyin doktorunuza danışın saygılar
- Sayfa ve guruptaki bilgiler bilgi amaçlıdır araştırın araştırmadan doktorunuza danışmadan kullanmayın sakın saygılar hepinize m.ulaş
- MUHTASAR İLMİHAL | Fazilet
- İLİM BÖLÜMÜ
- İmam Suyuti Camius Sağir
- Dini Sorular Molla Cami dini sorular ve cevapları
- incemeseleler
- "Nazar, deveyi kazana, insanı mezara sokar."
- YAVRULARIMIZA ELİF CÜZÜ ÖĞRETELİM. BİZLERDE TEKRAR EDELİM...
- Hadis-i Şerif
- FAZİLET TAKVİMİ
- mektebun
- faydalı
- medine
- Zi tuva kuyusu...
- Ali Eren Hoca
- *FATİHA SURESİNİN SIRRI..*
- "Kişi sevdiği ile beraberdir."
- *FATİHA SURESİNİN SIRRI..*
13 Mart 2020 Cuma
Centiyane Çiçeği : Centiyane İlacı; Bu Mucizevi Bitkinin İlacını Her Yerden Kolaylıkla Temin Edebilirsiniz. Sayısız Faydalarının Arasında Vücuttaki Lekeleri Yok Eder, Bağışıklık Sistemini Güçlendirir, Ateşi Düşürür, Alyuvarların Çoğalmasını Sağlar, Kalp Rahatsızlıklarına Birebir Doğal Bir İlaçtır. Centiyane İlacı Halk arasında yılan otu, kızılkantaron ve ya eşek turpu olarak da bilinmektedir. Bilimsel adı Gentiana lutea olan bitki bir metreye kadar uzayabilmekte olup geniş yapraklı ve kalın köklü bir bitkidir. Bitkiyi önemli yapan ise tıp alanında kullanılmasıdır. Centiyane, her insanda şifa vermemektedir. Özellikle tansiyonu yüksek olanlar, mide kanamasına yatkın olanlar, sürekli burnu kanayanlar, hamileler ve midesinde yüksek asit bulunan kimseler kullanmamalıdır. İÇERİK Centiyane, muhteviyat olarak pektin, tanen, çeşitli alkaloitler, C vitamini, yağ ve şeker bulundurmaktadır.
KULLANIM
Genellikle bitkinin çayı yapılarak tüketilmektedir. Çayı şöyle yapılmaktadır. İnce kıyılmış 1/2 çay kaşığı Centiyane kökü, 150 ml kaynar suda haşlanır, 20 dakika bekletilip, süzülür. Çayınız kullanıma hazırdır. Centiyane, çay olarak kullanımının yanı sıra yaraları pansuman etmek için de kullanılmaktadır.
FAYDALARI NELERDİR?
- İştah açar. Vücudu güçlendirir.
- Ateşi düşürür. Kabızlığı giderir.
- Mide tembelliğini ve ekşimesine karşı kullanılır.
- İdrar sökücüdür.
- Kansızlığa iyi gelir.
- Balgamı söktürür.
- Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.
- Kas kramplarını çözer.
- Bağırsak solucanlarını düşürür.
- Vücuttaki lekeleri giderir.
- Gut hastalığına iyi gelir.
- Kalp hastalıklarına iyi gelmektedir.
- Centiyane kökü rezene tohumu ile birlikte kaynatılıp, balla tatlandırılıp içildiğinde dalak ve karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir.
- Bağırsak tembelliğine iyi gelmektedir.
- Akyuvarların çoğalmasını sağlar. Bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirir.


Müslümanların sesi olacağız deyip piyasaya çıkan, ama müslüman mahallesinde salyangoz satan kanal(izasyon)7'yi şiddetle kınıyorum..
Müslümanların sesi olacağız deyip piyasaya çıkan, ama müslüman mahallesinde salyangoz satan
kanal(izasyon)7'yi şiddetle kınıyorum..
kanal(izasyon)7'yi şiddetle kınıyorum..
Müslüman katliamcısı, budizm reklamcısı Hindû filmlerinin yayınlanmasını istemiyoruz..
İzleyenlere de Allah cc akıl fikir versin..
KARANTİNA Bundan 1400 sene önce peygamber efendimiz (sav) veba yani salgın hastalık hususunda tüm insanlığın uyması elzem olan bir tesbiti o zamandan bildirmiştir..

Davut Gazi Toklu, yeni bir fotoğraf ekledi.
Bununla ilgili pek çok Hadis-i Şerif mevcut, ancak en bilinenleri şunlardır;
Hz. Ömer (ra) efendimiz, kendisine "sefere çıkmayı düşündükleri" bir şehirde vebâ (salgın hastalık) olduğu bilgisi ulaştırılınca oraya gidip-gitmeme hususunda bazı istişarelerde bulunmuştu.
Bu esnada Peygamberimizin değerli sahabilerinden biri olan Abdurrahman b. Avf (ra) şu hadis-i şerifi nakletmişti:
"Şayet bir yerde vebâ (bulaşıcı hastalık) olduğunu işitirseniz oraya gitmeyin. Sizin bulunduğunuz bir yerde meydana gelmiş ise oradan da ayrılıp çıkmayın." (Sahîh-i Buharî)
Bunu duyan Hz. Ömer efendimiz, istişareleri sonucunda dönme yönünde aldığı kararın, Abdurrahman b. Avf'ın aktardığı bu hadis ile desteklendiğini ve isabetli olduğunu anlamış ve Allah'a cc hamd etmişti..
Sonuçta orduya geri çekilme emri vermiş ve Medine'ye dönmüşlerdi..
********
Yine Usame (ra) peygamber efendimiz (s.a.v.), "veba"dan söz ederek buyurdu ki:
"Bu öyle bir ceza yada azaptır ki, bazı milletler buna uğratılmıştır.
Daha sonra ondan bir kısmı yeryüzünde kalmıştır.
Bazen gider, bazen gelir.
Onun bir ülkede olduğunu duyan, oraya gitmesin.
Bulunduğu ülkede olursa, ondan kaçmak için oradan ayrılmasın!"
Daha sonra ondan bir kısmı yeryüzünde kalmıştır.
Bazen gider, bazen gelir.
Onun bir ülkede olduğunu duyan, oraya gitmesin.
Bulunduğu ülkede olursa, ondan kaçmak için oradan ayrılmasın!"
(Malik, Buhari, Müslim ve Tirmizi) Rudani, C.1, H.no: 2340, s. 346.
KUREYŞ SÛRESİNİN ESRARI {FAZİLET TAKVİMİ} Eyüp Sabri Paşa Mekke-i Mükerreme'de olan bir #veba_salgınını Mir'âtü'l- Haremeyn kitabında Şeyh Ahmed Duhani isimli zattan naklen şöyle anlatıyor:
Bundan evvel Mekke-i Mükerreme'de gayet dehşetli #veba_hastalığı (#salgın) olmuştu.
Gerek hacılar ve gerek ahali yollarda gidip gelirlerken birdenbire düşüp vefat ederlerdi.
Gerek hacılar ve gerek ahali yollarda gidip gelirlerken birdenbire düşüp vefat ederlerdi.
Cenazelerin çokluğundan yollarda yürümek, Mescid-i Harâm'a gitmek imkânsız bir hale geldi.
Hastalığın en ziyade dehşet verdiği günlerde beni de korku sardı ve namazlarımı evde kılmaya karar verdim.
Fakat ikindi cemaatini feda edemeyip Harem-i Şerife gittim ve namazdan sonra Safâ kapısından çıkıp güçlükle Safâ dağı eteklerine kadar gidebildim.
Yolun iki geçesinde birçok kimseler yatıp kalmış ve Müslüman cenazelerinden sa'yetmek imkânı kalmamış idi. Cenazelerin çokluğundan ürküp daha ileri hareket edemedim, cansız bir ceset gibi Safâ'ya dayanıp kaldım. Bir müddet sonra kulağıma şöyle bir ses geldi:
"Sen utanmaz mısın? '.ecelleri geldiği vakit artık bir saat geri de kalamazlar, ileri de gidemezler.' (mealindeki Yunus Sûresinin 49.) âyet-i celîlesine inanmaz mısın?
Oldukça âlimsin, epeyce tefsir ve hadis kitapları okudun, îmân ağacı gönül bahçende kök tutup karar kıldı.
Li-îlâfi Kureyş sûre-i celîlesini okumaya devam edersen hiçbir şeyden korkmazsın.
..ve bu sırrı her kime söylersen vehim belâsından onu da kurtarmış olursun.
Vah vah ayıptır, hem de günahtır." Sanki o saate kadar cansızmışım da bu ses kulağımdan bana bir ruh üşemiş gibi titreyen vücuduma taze bir hayat geldi, vesveseden hiç eser kalmadı.
Vah vah ayıptır, hem de günahtır." Sanki o saate kadar cansızmışım da bu ses kulağımdan bana bir ruh üşemiş gibi titreyen vücuduma taze bir hayat geldi, vesveseden hiç eser kalmadı.
Sesin ilhâm olduğunu anlayıp Kureyş Sûresini okuyarak evime döndüm, aileme "Li-îlâfi." sûre-i celîlesine devâm etmelerini tenbih eyledim. Korku ve dehşetin ehl-i beytimden dahi zâil olduğunu görünce artık her kime tesadüf ettim ise emrolunduğum üzere bu sûreyi okumalarını tavsiye ederdim.
Elhamdülillâh, bu mübârek sûreye devam edenlerin hiçbirinde vehimden eser kalmadı..
{FAZİLET TAKVİMİ}
{FAZİLET TAKVİMİ}

12 Mart 2020 Perşembe
“Kimin gönlünde ahiret endişesi olmazsa, şeytan onu ölünceye kadar dünya endişesiyle meşgul eder.”
Zât-ı İlâhî’yi bildiren İhlâs Sûresi’ni çok okumak lâzımdır. Bilhassa bu aya hürmet olarak, günde 11 defa İhlâs-ı şerîf okumalı, tevhîd, istiğfâr ve salevât-ı şerîfeyi ihmâl etmemelidir.
Bu ayın birinci gecesi bir tesbih namazı kılınmalıdır. Receb-i Şerîf’in ilk on günü zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rekât namaz da kılınabilir. Önümüzdeki günlerde bu namazların kılınış şekli anlatılacaktır.
Receb ayında her gün, -başında ve sonunda 7’şer Fâtiha-i şerîfe ile- 100 İhlâs-ı şerîf okumak da çok sevâptır.
Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i Enbiyâ yapılmalı ve oruç tutulmalıdır. Bu orucu 13, 14 ve 15’inci günlerinde tutanlar, Eyyâm-ı Bıyz’da oruç tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar.
Bu ayın birinci gecesi bir tesbih namazı kılınmalıdır. Receb-i Şerîf’in ilk on günü zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rekât namaz da kılınabilir. Önümüzdeki günlerde bu namazların kılınış şekli anlatılacaktır.
Receb ayında her gün, -başında ve sonunda 7’şer Fâtiha-i şerîfe ile- 100 İhlâs-ı şerîf okumak da çok sevâptır.
Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i Enbiyâ yapılmalı ve oruç tutulmalıdır. Bu orucu 13, 14 ve 15’inci günlerinde tutanlar, Eyyâm-ı Bıyz’da oruç tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar.
*RECEB-İ ŞERÎF: ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN AYI*
*RECEB-İ ŞERÎF: ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN AYI*
🔘 “Eşhuru hurum”dan olan *Receb ayı*, Şehrullah yani *Allâhü Teâlâ’nın ayıdır.*
🔘 *Bu aya oruçlu girmeli* ve bu ayda *çok ilticâ* etmelidir.
▪▶ Receb ayının *1’inci günü* oruç tutanlara *3 senelik*,
▪▶ *2’nci günü* oruç tutanlara *2 senelik*,
▪▶ *3’üncü günü* oruç tutanlara ise *1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir*. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir.
▪▶ *Üç günden sonra* her gününe *birer ay oruç sevâbı* verilir.
🔘 Bu ay Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî’yi bildiren *İhlâs Sûresi’ni çok okumak lâzımdır*. Bilhassa bu aya hürmet olarak, *günde 11 defa İhlâs-ı şerîf okumalı, tevhîd, istiğfâr ve salevât-ı şerîfeyi* ihmâl etmemelidir.
🔘 Bu ayın *birinci gecesi bir tesbih namazı* kılınmalıdır.
🔘 Receb ayında *her gün, -başında ve sonunda 7’şer Fâtiha-i şerîfe ile- 100 İhlâs-ı şerîf okumak* da çok sevâptır.
🔘 Bu ayda, mümkün olduğu kadar *Hatm-i Enbiyâ* yapılmalı ve *oruç tutulmalıdır*. Bu orucu 13, 14 ve 15’inci günlerinde tutanlar, *Eyyâm-ı Bıyz’da oruç* tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, *nice hastalıklardan şifâ bulurlar*. ]
🔘 Bu gece Receb-i Şerif ayının 1. gecesi, Yarın (25 Şubat Salı) ilk günüdür.
*RECEB-İ ŞERİF AYINIZ VE 3 AYLARINIZ MÜBAREK OLSUN EFENDİM*..!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


