29 Mart 2020 Pazar

DİŞ ETLERİ SORUNUNUZDAN KURTULUN BOŞUNA DİŞLERİNİZDENDE OLMAYIN


Mustafa Ulaş
DİŞ ETLERİ SORUNUNUZDAN KURTULUN BOŞUNA DİŞLERİNİZDENDE OLMAYIN
1 tatlı kaşığı karbonat 1 tatlı kaşığı zerdeçal 2 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağını karıştırın cam kavanoza koyun fındık kadar diş fırçasına alın diçlerinize ve diş etlerine fırçalayın 1 haftada düzeliyor kesinlikle geçmiş olsun şifa olsun
M.ulaş

Coronadan şüpheleniyorsanız önce hastaneye gidiniz saygılar


Nakşî yolu büyüklerinin dediği gibi, rüyalarla değil, uyanıkken elde edilenlerle meşgul olmaya bakmak lazımdır.


BU KORONA VİRÜSÜ. ADETA VİRÜS SALGINI DEĞİL. KIRİZ SALGINI OLDU. HAYAT EKONOMİ ZORDA. RABBİM YARDIMCIMIZ OLSUN...


Gerek toplum olarak, gerekse münferid olarak karşımıza çıkan bela ve musibetlere karşı okunması icap eden bir dua.

Hasan Bozkurt ........Bela, hastalık ve musibetler için güzel bir dua ......Gerek toplum olarak, gerekse münferid olarak karşımıza çıkan bela ve musibetlere karşı okunması icap eden bir dua. Hz. Ali zamanındaki bir kıssa ve bu duanın esrarını öğrenip tatbik etmeli bela olsa da olmasa da her gün bu duayı okumayı da alışkanlık haline getirmeliyiz. İmâm Gazâlî kuddise sırruh hazretleri anlatıyor: “Kûfe ve Basra'da büyük bir tâun hastalığı zuhûr etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebu'l-Münzir, Hz. Ali (r.a.)'nin yanına geldiler. — Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıp geçiyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kâfi gelmiyor... Hatta vahşî hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat, dediler. Hazret-i Ali kerramellâhü vecheh, — Böyle âfet ve felâketlerde Resûlüllah (s.a.v.)'tan rivâyet edilen duâlar var. Onları okumuyor musunuz? diye sordu. — Tazzarrû ve niyâz hâlinde onları okuyoruz. Ama netice yok, dediler. O, — Acaba ihlâssız mı okuyorsunuz, yoksa başka bir kusurunuz mu var? dedi. — Belki hâlis niyetle okumuyoruz, dediler. Sonra da, ‘Yâ Emîre'l-Mü’minîn, şu sıkıntılı hâlimizde bize bir rehberlik yap da, İsm-i A‘zam'ı ta‘lim buyur’ diye yalvardılar. Hz. Ali (r.a.) de onlara, Cünnetü'l-Esmâ ile birlikte bazı âyetleri yazıp verdi.” (Mecmûatü'l-Ahzâb, Şâzelî cildi, Cünnetü'l-Esmâ kısmından hulâsaten) ..Cünnetü'l-Esmâ, Esmâ-i Hüsnâ'dan altısının bir arada okunmasıdır. Bunlar, “Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün” isimleridir. Besmele 19 harf olduğu gibi, Cünnetü'l-Esmâ'nın da harfleri 19'dur. Bunun okuma usûlü, her birerinin başında Besmele çekmek suretiyle –ihtiyaca göre sonuna ilâve edilen ve yine harflerinin adedi 19 olan bir âyetle birlikte– 19 kere sabah-akşam okumaktır. Meselâ, veba ve tâun gibi hastalıklardan emniyette olmak isteyenler, Cünnetü'l-Esmâ'yı şöyle okurlar: “Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün, evemen kâne meyten fe ahyeynâhü.” .Cemâl-i İlâhî'yi görmek isteyenler, “Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün, Aneti'l-vücûhü li'l-hayyi'l-kayyûm” şeklinde, sabah-akşam okumaya devam ederler. Bir şiddet ve sıkıntıya mâruz kalan ve zor işlerin kolaylaşmasını isteyenler, gene aynı usûlle, “Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün, Ve yec‘alüllâhü ba‘de usrin yüsrâ” şeklinde okurlar. Allâh'ın nimetlerine tam mânâsıyla şükretmek isteyenler ise, Cünnetü'l-Esmâ'yı şöyle okumaya devam ederler: “Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün, ve'l-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.”. Evliyâullâh'ın yani Allah dostlarının mazhar oldukları tecelliyat, nâil oldukları vâridat başka başka isimlerden olabilir. Herkes için aynı olmaz. Nitekim evliyaullahtan birisine, “Bize İsm-i A‘zam'ı öğretseniz?” denildiğinde, o, “Siz bana ism-i asğar gösterebilir misiniz ki?” diye cevap vermiştir. Ömrümüzde ecel, cuma gününde mübârek saat, ramazan ayında kadir gecesi gibi, İsm-i A‘zam da Esmâ-i Hüsnâ içinde gizlidir. Cenâb-ı Hakk kullarından dilediğine bildirir. Mevzuumuzu hulâsa edecek olursak, bizim öncelikle yapmamız gereken şey; bilhassa son senelerde mâruz kaldığımız felâketlere karşı, almamız îcap eden tedbirleri, hiç vakit kaybetmeden hem de eksiksiz olarak yerine getirmektir. Yani, esbâba tevessül etmektir ki, bu, kul olarak üzerimize düşen vazifedir. Ancak, yukarıda da îzah etmeye çalıştığımız gibi, iş bununla bitmiyor; zira bütün bunların ötesinde, Rabbimiz'e karşı da vazifelerimiz var. Nasıl ki güneşin batması, akşam namazının kılınma vaktini gösterir; ayın tutulma ânı husûf namazının vaktidir; belâ ve musîbetlerin indiği zamanlar da, havf namazı gibi bazı ibâdet ve duâların vakitleridir. Onun için böyle zamanlarda da, yapılması gereken mânevî vazifeleri îfa ve edâdan geri kalmamalı; Cenâb-ı Hakk'a tazarrû ve niyaz ile iltica etmelidir. Bu, bizim Hâlikımıza karşı kulluğumuzun bir îcâbıdır.......Fazilet Takvimi

her çeşit günahtan ve virüsten korunmak için manevi tedbir. : "Kim çarşıya girince 'Lâ ilâhe illailahüvahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdüyuhyî ve yümitü ve hüve hayyün lâ yemûtübi-yedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şeyin kadir'...........Tirmizî, Daavât, 36 (nr. 3428); IbnMâce, Ticârât, 40 (nr. 2235).

....... her çeşit günahtan ve virüsten korunmak için manevi tedbir. : "Kim çarşıya girince 'Lâ ilâhe illailahüvahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdüyuhyî ve yümitü ve hüve hayyün lâ yemûtübi-yedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şeyin kadir'...........Tirmizî, Daavât, 36 (nr. 3428); IbnMâce, Ticârât, 40 (nr. 2235).

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V)’İN DOĞAL AFETLERE KARŞI OKUMAMIZI TAVSİYE ETTİĞİ DUA..... “Allahümmâğfezni min beyni yedeyye ve min halfi ve an yemini ve an şimâlî ve min fevkî ve eûzü biazametike en uğtâle tahtî.”... Anlamı: Allah’ım! Önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, gökten ve yerden gelebilecek bütün felaketlerden beni koru.

Görüntünün olası içeriği: yazı