23 Mayıs 2020 Cumartesi

OKUMALISINIZ!!! Hz. ALi efendimiz bir Hristiyana misafir oldu. Adam üzüm getirdi. Hz. ALi üzümü yedi.Sonra üzümden yapılmış şarap getirdi. Hz. ALi buyurdu ki : Haramdır. Hristiyan dedi ki : Siz Müslümanlara şaşarım. Üzüm helal ,içki haram. Halbuki bu, bundan yapılıyor. Hz. ALi buyurdu ki : Eşin var mı. Dedi var. Kızın var mı. Dedi o da var. İkisi de gelsin buraya.Eşi ve Kızı gelince Hz. ALi buyurdu ki :Bu Kız bu Anneden dir, Ama görüyorsun ki ALLAH Annesini sana helal, Kızını ise haram kılmıştır. Hristiyan dedi ki :Şehadet ederim ki ALLÂH birdir ve Muhammed O'nun Resulüdür ve Sen Onun Halifesi sin. Elinden öpüp Müslümanlığını ilan etti..


129
[6:20:07 PM]KIBRIT-İ AHMER:
Zülkarneyn Aleyhisselam çok zorlu bir savaşın ardından ordusu ile birlikte dönüş yolculuğuna koyulmuştu. Ordusu yaralı yorgun ve bitkindi, gece zifiri karanlıkta göz gözü görmeyecek şekilde ilerliyorlardı. Yürürken ayaklarına taşlar batmaya başlamış ve onları bezdirmişti.

Zülkarneyn Aleyhisselam Ordusuna "dur!" emri verdi.

Ordu durdu.

Herkes onu dinliyordu.

Buyurdu ki: Emrimdir, Herkes ayağına değen taşlardan toplayabildiği kadar toplasın!

Askerler şaşkındı. Zaten yürüyecek halleri kalmamış, kendilerini zor taşıyorlardı şimdi birde taş mı taşıyacaklardı?

Bu Emir üzerine Ordu üçe ayrıldı.

Birinci kısım: "Bu nasıl bir Eziyettir. Savaştan yeni çıktık, yorgun ve bitkiniz, ne diye bize şu zifiri karanlıkta taş toplatıyor" dedi ve nasıl olsa karanlıkta bizi göremez diyerek emre itaat etmedi.

İkinci kısım: "Tamam yorgun ve bitkiniz ama madem emir verdi üç beş tane toplayalımda itaatsizlik etmiş olmayalım" dediler.

Üçüncü kısım ise: "Komutan bizim ne durumda olduğumuzu bildiği halde bizden yaralı ve bitkin halde gece karanlığında taş toplamamızı istiyorsa bu işte bir hikmet vardır" dediler ve ayaklarına değen taşlardan toplayabildikleri kadar topladılar.

Sabah güneşin doğmasıyla beraber gözleri açılan Askerler topladıkları taşlara bakınca onların paha biçilemez değerli taşlar olduğunu gördüler.

Zülkarneyn Aleyhisselam ordusunun emre itaatini imtihan etmek için böyle bir yol seçmişti. İtaat etmeyenler elleri bomboş ve şaşkın bir şekilde kalakaldılar, sözde itaat edenler ellerindeki üç beş tane taşa bakıp pişmanlıklarda boğuldular, tam itaat edip çantalarını taşlarla dolduranlar bile pişman olmuşlardı çünkü onlarda gayret etseler çok daha fazlasını yüklenebilirlerdi.

--- 
Thursday, May 21, 2020 ---
124
[9:30:51 AM]KIBRIT-İ AHMER:
*ABDESTTEN SONRA KADİR SÛRESİNİ OKUMAK*

:large_blue_circle: Enes b. Mâlik'in  (r.a.) rivâyet ettiğine göre *Rasûlullah Efendimiz* (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

:black_small_square::arrow_forward: "_*Kim abdestten sonra bir kere*_ -İnnâ enzelnâhü fî leyleti’l-kadr (sûresin)i
okursa sıddîklardan olur

.”
:black_small_square::arrow_forward: “*İki kere okuyan*
şehîdler dîvânına yazılır

.”
:black_small_square::arrow_forward: “*Üç kere okuyanı*
Allâhü Teâlâ, peygamberler topluluğu ile beraber haşreder

.”
[Kenzü’l-Ummâl]

:black_small_square::arrow_forward: "_*Abdestten sonra Kadir suresini okuyanın*
elli yıllık günahı affolur

_." 
[Halebi]

:large_blue_circle: *Abdestten sonra*
Kadr sûresini bir, iki veya üç defa okumak

*abdestin âdâbındandır*.
105
[7:13:52 PM]KIBRIT-İ AHMER:
Adamın biri İbrahim Ethem radiyallahu anh ile tartışır ve;
Bereket diye bir şey yoktur, inanmıyorum der.
İbrahim Ethem: Koyunları ve köpekleri görüyor musun? der.
Adam: Evet.
İbrahim Ethem: Hangisi daha çok doğurur?
Adam: Köpekler yediye kadar, koyun ise en fazla üçüz doğurur der.
İbrahim Ethem: Etrafına baktığında hangilerin daha çok olduğunu görürsün?
Adam: Koyunlar çoktur der.
İbrahim Ethem: Peki, sürekli kesilen ve sayısı azalan koyun değil mi!?
Adam: Evet der.
İbrahim Ethem: İşte bereket budur!.
Adam: Niye böyle olur Koyun neden köpeklerden daha fazla olur? diye sorunca;
İbrahim Ethem der ki:
Çünkü koyunlar gecenin ilk saatlerinde yatar, şafaktan önce de kalkarlar.
Böylece rahmet saatini idrak eder ve üzerlerine bereket yağar.
Ama köpekler, gece boyunca havlarlar. Sonra şafak vakti yaklaştığında düşer yatarlar. Böylece rahmet saatini idrak etmezler ve bereketleri alınır.
Şimdi nefsimize dönüp, boş geçirdiğimiz gecelere, sabaha kadar yaptığımız boş programlara bakıp, bizden, mallarımızdan, çocuklarımızdan en büyük ganimeti nasıl kaybettiğimizi düşünelim!
Rabbim cümlemize Nefs-i mutmainne derecesine ulaşan kullarından olmayı nasip etsin.
93
[8:54:04 PM]KIBRIT-İ AHMER:
"Her kim Ramazan-ı Şerif ve Kurban Bayramı gecelerini sadece Allah Teala (C.C.)'dan sevap almayı umarak ihya ederse kalblerin öldüğü bir günde onun kalbi ölmez"

Hz.Muaz Bin Cebel(R.A.)'den rivayet edildiğine göre Efendimiz (S.A.V.) Buyurdular ki; 

"Beş geceyi ihya edene yani ibadetle geçirene cennet vacip olur. Bunlar; Tevriye; (Zilhicce ayının sekizinci gecesi), Arefe gecesi, Kurban Bayramı gecesi, Ramazan-ı Şerif Bayramı gecesi, Şaban-ı Şerif ayıın on beşinci gecesidir."


Bayram geceleri ibadetle geçirilmesi icabeden müstesna vakitlerdendir. Cenab-ı Hak bayram gecelerinde, Ramazan-ı şerifin tamamında affettiği kişi sayısınca günahkarı affeder. Bu sebeple bu gecelerden gafil olmamak icabeder.

Kur’an okumak, tesbih ve tehliller ile Allah’ı anmak, Rasülüllah’a salat ü selam göndermek suretiyle bu gecenin ihyası mümkün olmakla beraber; evla ve efdal olan namaz kılmaktır.

Enes bin Malik hazretleri der ki, mü'min için beş bayram vardır:
1) Günah işlemeden geçirdiği her gün mü'minin bayramıdır.
2) Şeytanın hile ve mekrinden emin olarak iman ve şahadetle ruhunu teslim etmesi onun bayramıdır.
3) Kıyametin korku ve dehşetinden emin olup sıratı geçmesi onun bayramıdır.
4) Cehennem ve azabından kurtulup Cennete girdiği gün onun bayramıdır.
5) Allahm günahlarını affedip kendisine rahmetle tecelli ettiği gün mü'minin bayramıdır. Bu ise en büyük bayramdır.

İşte biz bu bayramlardan ibret alarak kendimizi o büyük bayrama hazırlamalıyız. Hattâ salihlerden birisi Ramazan Bayramı olduğunda Bayram Namazını kılıp eve geldiği vakit, çoluğunu çocuğunu başına toplar, boynuna bir zincir takarak başına, yüzüne kül saçarak ahü figan edip ağlardı. Kendisine niçin böyle yapıyorsun? denildiğinde; Rabbim bana ibadetle emretti, ben de bunu yerine getirdim, bilmiyorum kabul etti mi, etmedi mi? cevabını verirdi.

Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz buyuruyor: «Allah Teâlâ Kadir gecesine kadar Ramazanın her saatından gece ve gündüz, azaba müstahak olan cehennemliklerden altıyüz bin kişi âzad eder. Kadir gecesinde Ramazanın başından beri azad edilenler kadar azad eder. Bayram gecesinde ise ilk geceden itibaren bütün azad edilenler kadar ve bir de kadir gecesinde azad edilenler kadar eder.» (Tenbih'ül-Gâfilin)

Vehb îbni Münebbih anlatır: Peygamberimiz (S.A Efendimiz buyurdu ki: 

Her Bayram gecesinde şeytan aleyhülâ'ne feryat eder. Adamları ona Efendimiz, «Ne oldu sana?Ne seni öfkelendirdi? biz müteessir oluyoruz,» derler Şeytan: «Bir şey yok fakat. «Allah bu ümmeti bu akşam affetti, mağfiret etti. Size lâzım olan şey, bunları şehvet, lezzet ye içki ile meşgul kılmanız. tâ ki Allah onlara buğz edinceye kadar, der.»

Bu bakımdan akıllı insan, bayramlarda ve bayramdan sonra da kendisini şehvet ve şehvete ait hallerden uzaklaştırmalıdır. Günahlardan tamamen sıyrılıp ibadetlere devam etmelidir.Onun için Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz: 

«Bayram günü sadaka vermeğe, hayır işler yapmağa koşunuz, namazınızı kılıp zekâtınızı veriniz, teşbih ve tehlil ile meşgul olunuz. Zira, bu gün öyle bir gündür ki, Allah günahlarınızı affeder, dualarınızı kabul buyurur ve size rahmet nazarı ile bakar.» buyurmuştur. (Dürret'ül- Vaizin)
96
[8:54:35 PM]KIBRIT-İ AHMER:
ŞEVVAL AYI

Şevval ayı, hac aylarının ilkidir. Bayram günlerinde salevât-ı şerîfe çok okunmalıdır.

Bu ay içinde 6 gün nâfile oruç tutulur. Bu oruç, Şevval’in 12’sinden itibaren 17. gün (dâhil) tutulduğunda “eyyâm-ı biyz” da (13, 14 ve 15. günler) oruçlu geçirilmiş olacağından çok büyük sevâbı vardır.

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), Şevval ayından 6 gün oruç tutanların, senenin tamamını oruçlu geçirmiş gibi olacağı müjdesini vermiştir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
95
[8:54:51 PM]KIBRIT-İ AHMER:
Sıla-i rahim: Akrabalık haklarını muhâfaza maksadıyla, Rabbimizin emrini tutmak, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetini işlemek niyetiyle akrabamızı ziyâret edip selâmlaşmak, imkânımız var ise onlara hediye vermek, iyiliklerini isteyip zararlarını gidermek, uzakta olanlarını mektup, (telefon vesâir yollar)la, selâmlarımızla sevindirmektir.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:

“Akrabalarınızdan sıla-i rahimde bulunacağınız kimseleri öğreniniz. Çünkü akrabayı ziyâret etmek, aile içinde muhabbete, zenginliğe ve ömrün uzamasına sebep olur.”

“İyilik, sıla-i rahim ve güzel komşuluk, dünyanın mamur olmasına ve ömrün uzamasına sebeptir.”

Bir zât, Resûlullah Efendimize (s.a.v.) geldi ve: “Yâ Resûlallah, benim bazı akrabalarım var. Ben onların her şeylerine tahammül ediyorum, onlar ise beni(m hakkımı) bilmezden geliyorlar. Ben, onlara sıla-i rahim vazîfemi yapıyorum, onlar ise akrabalık bağını kesiyorlar. Ben, onlara iyilikte bulunuyorum, onlarsa bana kötülük yapıyorlar.” dedi.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.): “Eğer sen söylediğin gibi isen sanki onların ağzına kor atıyor gibisin ve bu hususta, Allâhü Teâlâ tarafından vazifelendirilen bir yardımcı devamlı seninle bulunmaktadır.” buyurdular.

Bir zât, Resûlullah Efendimize (s.a.v.) geldi ve: “Yâ Resûlallâh, kime iyilikte bulunayım?” dedi; “Ana ve babana” buyurdular.

“Anam babam yoktur.” dedi.

“(Öyleyse) evladına (iyilik et)” buyurdular.

Yine Resûlullah Efendimiz (s.a.v.):

“Babanın oğluna duâsı, peygamberin ümmetine duâsı gibidir. Evladın babasına duâsı da bunun gibidir.” buyurmuşlardır. (Mekârimu’l-Ahlâk, İbn-i Ebi’d-Dünyâ)

--- 
Friday, May 22, 2020 ---
110
[3:51:42 AM]KIBRIT-İ AHMER:
SADAKA-İ FITIR


Sadaka-i Fıtır: Buna *fıtrat sadakası* da denir.
Fıtrat (*yaratılış*) sadakası, yaratılış hediyesi, sevâb için verilen ikrâm demektir.
:white_small_square:Sadaka-i fıtır meşhur hadislerle sabit bir *vâcibtir*. Hicreti ikinci senesinde, Ramazan orucu farz kılındığı esnada Rasulüllâh (s.a.v.) Efendimiz, Sakaka-i Fıtr'ın edasını emir ve irâde buyurdular.
:white_small_square:Sadaka-i Fıtr'ın vâcib olması zekâtın farz olmasından evveldir.
:black_small_square:_*Sadaka-i fıtr'ın üç hâssâsı vardır;*
*Birincisi:* Fıtrasını veren kimsenin Cenab-ı Hak indinde orucu makbul olur.
*İkincisi:* Sekerât-ı mevti âsân olur, Yani ölüm acısı duymaz.
*Üçüncüsü:* Kabir azabından kurtulur.
:white_small_square:Fıtrayı bayram namazından sonra bırakmak mekruhtur.
(
Halen fıtramızı vermediysek, Bayram Namazı vaktine kadar mutlaka yerine ulaştıralım
.)

*Cuma Gecesi ve gününün hayrı, feyzi ve bereketi üzerimize olsun.* hayırlı sahurlar
112
[4:39:47 AM]KIBRIT-İ AHMER:
*_“Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) sadaka-i fıtrı (fitreyi), oruç tutanı boş, faydasız ve çirkin sözlerden temizlemek ve fakirleri doyurmak için vâcib kıldı. Kim fitreyi bayram namazından önce verirse makbul bir sadaka-i fıtır olur. Kim de onu, bayram namazından sonra verirse diğer sadakalar gibi bir sadaka olur.”_*

_Kaynak : (Sünen-i Ebû Dâvûd)_

_Hayırlı Sabahlar_
120
[4:55:52 AM]KIBRIT-İ AHMER:
SELAMÜN ALEYKÜM
KIYMETLI BÜYUKLERİM
SEVGİLİ KARDEŞLERİM
BU BİLGİLENDIRME MESAJLARIMIZ
HEP ALLAH RIZASI İÇİN SİZ TANIDIK DOST ARKADAŞLARIMIZIN
HAYIRLARINA VESİLE OLMAK İÇİN SEVAP KAZANMALARINA VESİLE OLMAKTI
ALLAH RAZI OLSUN
BU HİZMETE BU KURAN HİZMETİNE
YARDIM EDENLERE
ALLAH KARŞILIĞINI HEM BU DÜNYADA HEMDE AHİRETTE KAT BE KAT VERECEK INŞAALLAH
YARDIMA NİYET EDEN KARDEŞLERIMIZİNDE
HER ZAMAN YARDIMLARINIZI BEKLIYORUZ
İÑŞAALLAH
MUTFAK.DOĞALGAZ.
JENERATÖR PERDELER.YATAK KARYOLA KOLTUK TAKIMLARI LET LAMBALARI VESAİRE
EKSIKLERIMIZI TAMAMLIYACAĞIZ DAHA

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil yeni neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür
Bu müesseselerde pırıl pırıl çocuklarımız gençlerimiz yetiştirilecekler inşallah hem dinlerini lmihallerini öğrenip bayrak vatan anne baba sevgisi mukaddesat ve maneviyat ile dopdolu bir nesil i Mevlamizın yardımıyla sizlerin destekleriyle hep beraber yetiştireceğiğiz


HAKKIMIZDA

2013 yılından beri faaliyet göstermekte olan derneğimiz, ülkemizi ve milletimizi daha iyi bir geleceğe ulaştırmak gayesiyle, milli ve manevi değerlerine bağlı nesiller yetiştirmektedir.

MİSYON

Talebelerin sağlıklı ve huzurlu bir şekilde öğrenimlerini sürdürerek; iki cihanda mesud olmalarını sağlayacak ilmî ve ahlakî değerleri aşılamaktır.

VİZYON

Eğitim ve öğretimde kalitesi ve başarılı çalışmaları ile marka haline gelen bir kurum olmaktır.

İLETİŞİM

0532 6925231
0541 7798290

Adresimiz

Afyonkarahisar Mercanlar eğitim ve öğretime hizmet Derneği
Fatih mah.797 sokak.no 14
Afyonkarahisar


Yardımlarınız için hesap bilgileri

Afyonkarahisar Mercanlar eğitim ve öğretime hizmet Derneği
Vakıf Katılım Bankası Afyon Karahisar şubesi IBAN TR 12 0021 0000 0003 2000 0000 01
115
[4:56:12 AM]KIBRIT-İ AHMER:
[Photo]
101
[11:26:24 PM]KIBRIT-İ AHMER:
🥀:fallen_leaf: *En Kıymetlimizi uğurlarken;*

:fallen_leaf:🥀 Yine gelirsin sen ya
Biz olur muyuz, bilmem?

🥀:fallen_leaf: Gelmişsin gidiyorsun
Güzel ağırladık mı bilmem?

:fallen_leaf:🥀 Bire bin verdin sevapta
Biz alabildik mi, bilmem?

🥀:fallen_leaf: Layıkıyla eda ettik mi?
Hakkını verebildik mi,bilmem?

:fallen_leaf:🥀 Yoksulları anladık mı?
Yüzlerini güldürdük mü, bilmem?

🥀:fallen_leaf: Yetimleri sevindirip
Mazlumları düşündük mü, bilmem?

:fallen_leaf:🥀 Yoksa hep tokları doyurup
Midemizi mi aç bıraktık, bilmem?

🥀:fallen_leaf: Elimizle dilimizle aklımızla fikrimizle
De oruç tutabildik mi, bilmem?

:fallen_leaf:🥀 Karşılığını ve sevabını yalnız Senin vereceğin bu oruç ibadetini hak ettik mi, bilmem?

:rose: *TEK BİLDİĞİM BÜYÜKLÜĞÜN VE AZAMETİN.. MERHAMETİN VE MAĞFİRETİNDİR..:sweat_drops:*

*Sen affedicisin*
*Affetmeyi seversin*
*Bizi de affeyle*
*Rabbim.*

Eyyy Rabbim!. .
Şu güzel günler hürmetine -seneye yeniden hep beraber Ramazan-ı Şerife kâmil iman,salih ameller, afv ve afiyetlerle kavuşmayı nasip eyle.. .
🕋
AMİN AMİN AMİN
YÂ RABBEL ÂLEMÎN.

--- 
Saturday, May 23, 2020 ---
78
[4:46:00 AM]KIBRIT-İ AHMER:
İSTİKÂMET


İstikâmet, Allâh’ın emirlerini edâ etmeyi, günahlardan kaçınmak ile birlikte yapmaktır. Devamlı ve kararlı olmaktır. İstikâmet, i’vicâcın (yâni eğri büğrü olmanın) zıddıdır. Başka bir târifte: “Hazret-i Allâh’a, hiçbir şeyi tercih etmemektir.” denilmiştir. (Kitâbü’t-Tarifât)
Allâhü Teâlâ, Ahkâf Sûresi’nin 13. âyet-i kerîmesinde (meâlen): “Muhakkak Rabbimiz Allah’tır, deyip, sonra da istikâmet üzere olanlara gelince, onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” Ve Fussılet Sûresi’nin 30. âyet-i kerîmesinde (meâlen): “Rabbimiz Allah’tır, deyip, sonra da istikâmet üzere devam edenlere gelince, onların üzerine melekler iner (ve derler ki): “Korkmayın, üzülmeyin, size vaadedilen cennetle sevinin.” buyurmuştur.
Denilmiştir ki, istikâmet bin kerâmetten daha hayırlıdır. Bu istikâmet, Ehl-i Sünnet ve Cemâat akîdesi üzere sebat ve şu beş şeye devam etmektir:
- Menfaat veren ilimleri öğrenmek.
- Sâlih amel işlemek.
- Hakîkî ihlâsa sahip olmak.
- Dâimâ Cenâb-ı Hak ile beraber olmak.
- Allâhü Teâlâ’nın gayrısını terk etmeye, onlardan uzak olmaya devam etmek. (Mirkâtü’l-Mefâtîh Şerh-i Mişkâtü’l-Mesâbîh)
77
[4:47:11 AM]KIBRIT-İ AHMER:
SABRIN DERECELERİ VE MÜKÂFÂTLARI


Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Sabır üç kısımdır: Musîbete sabır, tâate sabır ve masiyete sabır.
Her kim, musîbete (başına gelen herhangi bir belâ veya sıkıntının acısına) sabreder ve onu güzelce karşılarsa, Allâhü Teâlâ, onun için (cennette) üç yüz derece yazdırır ki her iki derecenin arası yer ile gök arası kadardır.
Her kim, tâate (Allâhü Teâlâ’nın emirlerini yerine getirmekteki meşakkatlere) sabrederse, Allâhü Teâlâ onun için (cennette) altı yüz derece yazdırır ki her iki derecenin arası yeryüzü ile yerin yedi kat aşağısı kadardır.
Her kim de masiyete (günah işlememeye, günahları terk etmeye) sabrederse, Allâhü Teâlâ ona (cennette) dokuz yüz derece yazdırır ki her iki derecenin arası yeryüzü ile Arş-ı A’lâ’nın nihâyeti arasının iki katı kadardır.”
Abdülkâdir Geylânî (k.s.) Hazretleri de: “Din şu üç kâide üzerine kurulmuştur: Allâhü Teâlâ’nın takdirine sabretmek, emirlerini yerine getirip yasakladıklarını terk etmek.” buyurmuştur.
Takdir olunana sabretmek mertebelerin en aşağısıdır. Zîrâ iyi veya kötü, mümin veya kâfir her insan isteyerek veya istemeyerek belâya, başına gelen musîbetlere sabredebilir.
Allâhü Teâlâ tarafından emredilen şeyleri yerine getirmek üzere sabır, ikinci derecededir. Çünkü emredilenlerin birçoğunda adâlet, ihsân, ihlâs ve iyilik gibi hasletler nefsin hoşuna gider.
Günâha sabretmek, yani nefsin hevâsının, arzu ve isteklerinin hilâfına amel ederek onu tabîatının dışına sürüklemek diğerlerinden daha zor ve daha meşakkatlidir. Her kim nefsin hoşuna giden şeylerden olan günahları işlemeyerek sabrederse, dâr-ı dünyâda fânî olan sevgiliyi (nefsi) terk etmiş, dünyâ ve âhirette bâkî olan sevgiliyi (Allâhü Teâlâ’yı) tercih etmiş olur. Buna da ancak Allâhü Teâlâ’ya vaadinde sâdık olanlar sabredebilir.
(Feyzü’l-Kadîr)
79
[4:59:27 AM]KIBRIT-İ AHMER:
[Photo]
:tulip::tulip::green_heart:🕋:green_heart::tulip::tulip: kişisinden fotoğraf
82
[5:04:54 AM]KIBRIT-İ AHMER:
Şu Altı Yerde Konuşmak, Otuz Senelik İbâdeti Siler:

1. Mescîdde,

2. Kabirlerde,

3. İlim Meclisinde,

4. Ölünün Yanında,

5. Ezân Ânında (Okunurken),

6. Kur’an-ı Kerîm Okunurken.

[Rûhu’l-Beyân, Cilt: 3 Sayfa: 400.]
51
[12:28:42 PM]KIBRIT-İ AHMER:
1000 İHLAS SURESİ OKUNMASINA DAİR

"Kim ki bin kere ‘Kulhüvallahü ehad sûresi'ni okursa, kendi nefsini Allah'tan satın almış olur."(1)

______•_________________

1) Suyuti, el-Fethu’l-Kebir, 3/227; Münavî, Feyzü’l-Kadir, 6/203 hadîs no: 8953.

Şu Altı Yerde Konuşmak, Otuz Senelik İbâdeti Siler: 1. Mescîdde, 2. Kabirlerde, 3. İlim Meclisinde, 4. Ölünün Yanında, 5. Ezân Ânında (Okunurken), 6. Kur’an-ı Kerîm Okunurken. [Rûhu’l-Beyân, Cilt: 3 Sayfa: 400.]

KADİR GECESİ
Ey! Kara düşleri, aklayan gece,
Nûrunda günahlar paklayan gece,
Ey! İçinde bin ay saklayan gece,
Sende nâzil oldu, Hazreti Kur’ân,
Kâinat görmedi böylesi gufrân...
Ey! Yüzleri Hakk’a döndüren gece,
Nûrunda güneşler söndüren gece,
Ey! Şerri, şeytanı, sindiren gece,
Yedi kat semâda bütün kapılar; Açıktır seninle, ta fecre kadar...
Sen ki; bir koca yıl, özlenen gece, Yolları, aç susuz gözlenen gece,
Sen ki; on gecede gizlenen gece,
Sarsılır, seninle gökler dilekten, İğne atsam, yere düşmez melekten...
Kim varmak isterse, Allah katına, Gitmeyen yol m’olur, Kadir Gecesi?
Kim bakmak isterse, kevser tadına, İçmeyen kul m’olur, Kadir Gecesi?
Sağnaktan boşalır, ruhlar, melekler, Akmayan sel m’olur, Kadir Gecesi?
Gider fecre kadar, bütün dilekler, Boş dönen el m’olur, Kadir Gecesi?