28 Mayıs 2020 Perşembe

SİNİZÜTÜNÜZ BURUN POLİPLERİNİZ BURUN İÇİ ET OLUŞUMUNUZUN AT KESTANESİ İLE YOK OLUYOR Sağlığımızın müthiş şifreleri


1 tane at kestanesini kurutun ezin un gibi yapın çok az çay kaşığı ucu kadar bu tozu burun deliklerinize hızla çekin yakacak ve akacak lavaboda olun çok akıtıyor ödemi temizliyor kırmızı kantaronla burun içine ve dışınada sürün tamamen onarsın şifa olsun
M.ulaş

Hadis-i Şerif : Ramazan'ı Şerifin gidişine üzülmek imanın alametlerindendir..😭😭😭


Hak Mezheblere uymak İslam'ı yaşamak için şarttır:

Mezhebler Kur'an anayasasının kanun maddeleri ve ayrıntılarını içeren yönetmelik, yaşam fıkra ve yönergeleri dir.!
"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak,biri müstesna hepsi cehennem dedirler,o mustena olan firkai nâciye kimlerdir sorusuna:Ben ve eshabimin yolunda olanlardır"buyurdular.

Ehlisünnet sünnet itikadını güvenilir ilmihal kitablari ve güvenilir rahle tedrisi görmüş alimlerden veya onların yetiştiği muesselerden öğrenilir!

Mezhep yol demektir, peygamber ve eshab yolu dur, Kuran'dan sünnet ten icma've kıyas ile ortaya çıkan fetvalar ve yaşam kriterleridir, Bunlar amelde dört,itikatta iki mezhepdir.

Mezhebler elin parmakları gibi hepsi kola (Kur'an'a )giden ayrı yollardır.hepsi Ehli sünnet velcemaat olarak birleşirler diğerleri,sapik mezheblerdir.

Mezhepsizligi seçenler, yolsuzluğu seçenlerdirr, İslam'da yolsuzluk yoktur,bu yolsuzlara uyanlarda çıkmaz sokak ta sıkışıp kalacaklar, dönüş yapıp Tevbe etmezlerse, çıkmaz sokağın çıkışı cehenneme olacaktır.
Allah ümmeti Muhammed i şuursuzluk ve gaflet belasından kurtarsın,Âmîn

Kertenkele yi öldürün;


Saibe (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi: “Bir gün, Aişe (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdim ve odasında bir mızrak gördüm. Bunun üzerine Aişe (Radiyallahu Anha)’ya: –Ey mü’minlerin annesi! Sen bu mızrakla ne yapıyorsun? diye sordum. Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: –Biz bununla kertenkele öldürüyoruz. Çünkü İbrahim (Aleyhisselam) ateşe atıldığı vakit yeryüzündeki bütün hayvanlar ateşi söndürmeye çalışmış, yalnız kertenkele buna katılmamıştır. Çünkü o İbrahim (Aleyhisselam)’ın üzerine ateşi üfürdüğünü, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize haber verdi ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize kertenkeleyi öldürmeyi emretti.”..İbni Mace 3231, Buhari 7/3150, Ahmed bin Hanbel

Ulubatlı Hasan surlara tırmanmadan 1-2 gece önce Otağ-ı Hümayün (Padişah Çadırı) nda Padişah çok güzel bir dua etmiştir Dışarıdan bir amin sesi gelmiştir. Bunun üzerine II. Mehmed amin diyen kişinin bulunmasını istemiştir. Bu da Uluabatlı Hasan'dır. Neden Otağ-ı Hümayün e bu kadar yakında olduğu sorulunca oda ilk saldıranlar arasında olmak istediğini ama kumandanının izin vermediğini söylemiş. Padişahın izni ile en ön safa geçmiştir ve en ön saflarda yer alıp kahramanca savaşmıştır. Çok genç yaşta şehitlik rütbesini kazanan Ulubatlı Hasan'ın vücuduna 27 ok saplanmıştı. Arkadaşları bu okları çıkardılar ve bu mübarek şehidi Fatih'in huzuruna götürdüler. Fatih Sultan Mehmet Han, dua ettikten sonra şöyle demiştir: "Ulubatlı Hasan'ım! Ne kadar şanlısın. Eğer sultan olmasaydım, Ulubatlı Hasan olmak isterdim!"........

Hasan Bozkurt

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Bir kimse cuma gecesi iki rek’at namaz kılar ve onda Fâtiha ve on beş kere Zilzâl sûresini okursa, Allahü teâlâ onu kabir azabından ve kıyamet sıkıntılarından emin kılar.” “Zilzâl sûresi Kur’ân-ı kerîmin yarısına denktir.” Adamın biri Resûlullah efendimize gelerek, “Yâ Resûlallah! Bana öz ve her şeyi içine alan bir sûre öğret” dedi. Resûlullah efendimiz; “Zilzâl sûresini oku!” buyurdu. Adam; “Seni hak din ile gönderen Allah’a yemîn ederim ki, bunun dışında bir şey yapmam” dedi ve kalkıp gitti. Resûlullah efendimiz; “Adamcağız kurtuldu” buyurdu. “Kim herhangi bir gecede Zilzâl sûresini okursa, Kur’ân-ı kerîmin yarısını okumuş gibi sevap kazanır.”


.......

Görüntünün olası içeriği: yazı

Efendimiz (S.A.V.) de güzel Kur’ânımızı güzel okuyan oldu mu onu huşû ile dinlerdi. Güzel Kur’anımızı güzel okuma hususunda Eshâbı Kiramın önde gelenlerden İbn-i Mes’ud (R.A) anlatıyor. “Bir gün Rasulullah (S.A.V) : “Ya İbn-i Mes’ud benim için Kur’an-ı Kerim okur musun?” dedi. Ben de “ Ey Allah’ın Rasûlü o Kur’ân-ı Kerim size nâzil oluyor, ben onu sizin huzurunuzda nasıl okuyayım?” dedim. Efendimiz (S.A.V.) “Ya İbn-i Mes’ud ben onu başkasından duymayı da çok severim, biraz okuyuver.” Buyurdular. Bende Nisâ Suresinden okumaya başladım.


.......
MEÂLİ: Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak ? (Nisa Suresi Ayet 41). Âyetine geldim ve bu âyeti de okudum. Bana “Ya İbn-i Mes’ud bu kadar kâfi” dedi. Okumayı bıraktım, baktım ki iki gözü iki çeşme olmuş mübârek gözlerinden dökülen yaşlar âdeta sakalı şerifini ve elbisesini ıslatıyordu.” (İmanın Şubeleri Sh.106)

İstanbul sözleşmesini bu milletin başına musallat eden siyasilerin hiç birine zerre kadar muhabbetim yoktur olamaz..!