29 Mayıs 2020 Cuma

Namazın farzıyyetine delil olan bir ayeti celîle de: rum suresi ayet. 17-18. Manâyı şerîfi: “ Allahü Teâlâ’ya şu bilinen vakitlerde tesbih edin ” demektir. Allahü Teâlâ’nın bu ayeti kerime ile muradı İbni Abbas ( Radiyallahü anhüma)’dan rivayete binaen, “ Siz şu vakitlerde namazı eda ediniz ” demektir. Müşârun ileyh hazretlerine: Ya İbni Abbas! Sen Kur’an-ı Kerim’de beş vakit namazın zikrini buldun mu? denildi. İbni Abbas (radiyallahüanhüma) Hazretleri: Evet buldum buyurdu ve zikrolunan bu ayeti kerimeyi okudu. ‹Tümsûne› akşam ve yatsı namazlarıdır. Tümsû Emsâ Yümsî’den if’al bâbındandır. Hemzesi duhul içindir. O zaman manası, akşama dahil olduğunuz zaman demektir. Ve aşiyyen ikindi namazıdır. Ve hıyne tuzhirûne öğle namazıdır. Velehül hamdü fissemâvâtı vel erdı Matuf ile matufu aleyh arasında itirazdır. Manası: Muhakkak Allahü Teâlâ’ya hamdetmek semâvat ve yer üzerinde karar ediciler üzerinedir, demektir. Ayeti celilenin hulasa manası: Fe sübhanellah! Edâi salat ediniz. Hıyne tümsüne akşam vaktine girdiğinizde. Ve hıyne Tüsbihune sabah vaktine girdiğinizde. Ve aşiyyen ikindi vaktinde. Ve hıyne Tuzhirun öğle vaktine girdiğinizde demektir. İşte şu zikrolunn vakitlerde namazı eda ediniz demektir.


ŞEYTAN : Muhakkak ben ömrümde bİr kerre İsyan ettİm. O İsyanIm sebebİyle mel’un oldum. Sen bugünkü gün beş kerre İsyan eyledİn.

Ehl-i Sünnet Hanefi ...........Bir kimse sahrada gezerken Şeytan (aleyhilla’ne) bir gün buna arkadaş oldu. O kimse sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kılmadı. Uyuma vakti geldi. O adam uyumak istedi. O zaman Şeytan bunun yanından kaçtı. O adam şeytan’a: “Niçin benden kaçıyorsun?” dedi. Şeytan (aleyhilla’ne) cevap olarak: “Muhakkak ben ömrümde bir kerre isyan ettim. O isyanım sebebiyle mel’un oldum. Sen bugünkü gün beş kerre isyan eyledin. Ben Allahü Teâlâ’dan korkarım ki, sana gadap eder, seninle birlikte olmam sebebiyle bana da kahr eder” dedi.

İmam-I Rabbanî hazretlerİ: "İtikat ve İman arsasI tam temİzlenmeden ve düzleştİrİlmeden hİç bİr amelİn kIymetİ yoktur"


Ehl-i Sünnet Hanefi ............ İmam-ı Rabbanî hazretleri: "İtikat ve iman arsası tam temizlenmeden ve düzleştirilmeden hiç bir amelin kıymeti yoktur" buyuruyor. Biz bu sözü kendimize ölçü alacak olursak, binbir güçlükle ibadetlerini yapmak isteyen kardeşlerimizin zahmetlerinin boşa çıkmaması için bir kerre daha itikatlarını kontrol etmeleri ve imanî konularda titizlik göstermelerini arzu ediyoruz. Aksi halde imanın gitmesine ve insanın imansız kalmasına sebep olabilecek en ufak bir fikir ve bir amel üzerinde bulunan bir kimsenin Allah korusun yapmış olduğu bütün amelleri bir hiçten öte geçemez. İman tam olmadan yapılan amellerin, sabun köpüğü üzerine kurulmaya çalışılan binadan farkı yoktur.

hadİs-İ şerif: "Bİr gün gelecek, kİşİ mümİn sabahlayacak fakat, akşama kâfİr olarak gİrecektİr"

Ehl-i Sünnet Hanefi ...............hadîsi şerifin dehşetinden titreyen, geçmişteki din alimleri yaşadıkları devirler için "acaba bu zaman o zaman mıdır?" endişesine kapılmadan kendilerini alamamışlardır. Asrımızda yaşayan ehli sünnet velcemaat alimleri ise Allah'ın Resûlünün sözlerinin tecelliyatının asrımızda olduğunu söylemekte olup bunun üzerinde müttefiktirler. Bunun için de gerçek din alimleri vaaz ve nasihatlarını amelî konulardan ziyade imanî mevzulara hasretmişlerdir ki, pek haklıdırlar.

ASHAB-I KİRAM EFENDİLERİMİZİN TAMAMINA CANIMIZ FEDA. ONLARIN KÖPEĞİYİM. ONLARDAN BİRİNE DİL UZATAN ARKADAŞIM VARSA DERHAL SİLERİM

H.Ş : "(SADAKALAR ) Şüphesİz, onlara (ÖLÜLERİNİZE) ulaşIr ve onlar sİzden bİrİnİzİn hedİyeye sevİndİğİ gİbİ ona sevİnİrler"

Ehl-i Sünnet Hanefi ............Hz. Enes (r.a), Rasûlüllah (s.a.s)'e; "Biz ölülerimize dua ediyor, onlar adına sadaka veriyor ve haccediyoruz. Acaba bunların sevabı onlara ulaşıyor mu?" diye sormuş, Allah elçisi şöyle cevap vermiştir: "Şüphesiz, onlara ulaşır ve onlar sizden birinizin hediyeye sevindiği gibi ona sevinirler" (Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, V, 366).

SAV : “Ramazan orucu, semâ İle arz arasInda bağlIdIr. Oradan yukarI ancak sadaka-i fItr İle yükselİr.”


Ehl-i Sünnet Hanefi ...... fitreleri mutlaka verelim unutmayalım..Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: “Ramazan orucu, semâ ile arz arasında bağlıdır. Oradan yukarı ancak sadaka-i fıtr ile yükselir.”Sadaka-i fıtr’ını edâ eden kimse için on şey vardır:
1. Cesedi günahlardan temizlenir.
2. Cehennem ateşinden azâd olunur.
3. Orucu makbûl oruç olur.
4. Cennet kendisine vâcib olur.
5. Kabrinden emîn olarak kalkar.
6. O sene içerisinde yapmış olduğu bütün hayırlar makbûl olur.
7. Şefaat kendisine vâcib olur.
8. Sırattan şimşek gibi geçer.
9. Mîzanda hasenâtı tercih olunur.
10. Cenâb-ı Hakk küfür ve şekâvet ehlinin listesinden ismini siler. buyurulmuştur.

Cebraİl a.s : -Ya rasüllullah! Bu kİmse cehenneme gİdecek. Çünkü üç gün ömrü kaldI ve yarIm dİrhem zekat borcu var.

Ehl-i Sünnet Hanefi ...... Zekat borcu.....Abdullah ibni Mes’ud r.a.den: Rasülullah S.A.V Efendimize kısa boylu uzun sakallı birisi geldi.Aralarında şöyle bir konuşma geçti.Rasülullah s.a.v Efendimiz;
-Adın nedir?
-Hacveb

-Kaç yaşındasın?
-Üçyüz otuz.
-Bir şey okuyormusun?
-Evet bir deve yükü kadar kitap okudum.
-Allah için bir amelin varmı?
-Halisen lillah üç yüz mesele hallettim. Bunun üzerine Rasülüllah s.a.v. efendimiz; -senin gibi olanlar cennete girer,buyurdu. orada Cebrail a.s gelip: Ya rasüllullah! Bu kimse cehenneme gidecek. Çünkü üç gün ömrü kaldı ve yarım dirhem zekat borcu var.hala ödemedi,dedi Rasülullah s.a.v.durumu anlattı.Adam; -unutmuşum ya Rasülallah! Şu yarım dirhemi borcuma mahsüben,şu yüz dirhemi de sadaka olarak ulema ve fukaraya dağıtıverin, diye Rasülullaha takdim etti.Oda aldı ve dağıttı. Adam üç gün sonra vefat etti. Başta Rasülullah olmak üzere, Ebu Bekir, Osman ,Ali (R.Anhüm Ecmeıyn) yıkamak istediler. Sonra Hz Ebu Bekir diğerlerinin ittifakıyla yıkadı,kefenledi ve cenazeyi kaldırdılar. Cenazeyi teşyi ederken Rasülullah S.a.v. ayakbılarını çıkarıp,cenazenin önünde yalın ayak yürüdü.Bir an geldi, Sarığını çıkarıp,başı açık durdu. Kabre konulduğunda da tebessüm edip,omuzlarından ridasını ayırdı. Sahabeyi kiram Rsülullaha sordular; -Ya Rasülullah niye yalın ayak yürüdünüz?
-Allahü Teala tarafından kırk bin melek gönderildi.Onların kanatları üzerinde yürüyordum Melekleri incitmek istemedim. -Niçin başı açık durdunuz? -Yetmiş bin melek yağmur yağar gibi rahmet yağdırıyordu.yağan rahmetten istifade etmek için başımı açtım.
-Neden ridanızı çıkarıp tebessüm buyurdunuz? -Cennet’ten dost olarak huriler gelmiş. Hepside tezevvüç (evlenmek) murat ediyorlardı. Her birine hacveb’i göstererek “sen onun içinsin “ dedim. Onlarda Hacveb’i kabrinden çıkarıp, ridamı giydirdiler.Onun için tebessüm ettim ,buyurdu..(Mevıza-i Hasene S.126)