8 Kasım 2020 Pazar

Her zaman okunması tavsiye edilen Âyet-el kürsinin [Bekara 255] fazileti nedir? CEVAP Âyet-el kürsinin fazileti çoktur. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir: (Âyet-ül kürsi âyetlerin seyyididir. Bir yerde okununca şeytan orada tutunamayıp mutlaka çıkar.) [Hâkim] (Âyet el kürsi, Kur’an-ı kerimin dörtte biridir.) [Ebu-ş-şeyh]


(Evinde, Fatiha ve Âyet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez. Nazar değmez.) [Deylemi]
(Yatarken Âyet-el kürsi okuyana, şeytan yaklaşamaz.) [Şevahid-ün-nübüvve]
(Her farz namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyanın Cennete girmesi için hiçbir engel yoktur.) [Nesai, İbni Hibban, Beyheki Taberani]
(Evinden çıkarken Âyet-el kürsi okuyana, yetmiş melek, evine dönünceye kadar dua ve istigfar eder.) (Araçlara binince de Âyet-el kürsi okumak kazayı belayı önler.)
Âyet-el kürsiyi ihlas ile okuyanın, insan ve hayvan hakları ve farz borçlarından başka bütün günahları af olur. Yani tevbeleri kabul olur. (İslam Ahlakı)
Hazret-i Ali, (Kabir azabından kurtulmak için, Âyet-el-kürsiyi çok okumalı) buyuruyor. (Zühre-tür-Riyaz)
(Namazdan sonra, Âyet-el kürsiyi okuyana her harfi için 40 sevap verilir.)
(Bir kişi namazdan sonra hemen bir defa Âyet-el kürsiyi okusa, o âyet Arş-ı alaya kadar gider ve orada durmadan hareket ederek "Ya Rabbi, beni okuyan kulunu affet!" der. Hak teâlâ, mekandan ve cihetten münezzeh olarak "Ey meleklerim, şahit olun, namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyan kulumun günahlarını affettim" buyurur.)

ihlas suresi hem okuyanı hemde hediye edileni kutarıyor azaptan kurtarıyor



Şanlı Peygamberimizin sav. Düşmanlarıı.................Müşriklerin Elebaşıları Ebû Cehil: Ebû Cehil, Müslümanların en büyük, en azılı düşmanı, küfrün önderi idi. O, varlıklı, güçlü kuvvetli ve istediği zaman bütün Kureyş halkını kendi etrafında toplayacak bir güce sâhipti. Müslümanların, onun elinden ve dilinden çekmediği kalmadı. Öyle ki, Müslümanlara işkencenin en ağırını yapıyor ve yaptırıyor, İslâmiyetin yayılmasını önlemek için her çâreye başvuruyordu. Ebû Leheb: Peygamber Efendimiz'in öz amcalarından birisi olmasına rağmen, İslâmiyetin en azılı düşmanlarındandı. Karısı Ümmü Cemile de kocası gibi düşman, Peygamber Efendimiz'e eliyle diliyle ezâ verenlerden biriydi. Ebû Leheb hasta olduğundan Bedir harbine gidememiş, bedel göndermiş, Bedir'de Müslümanların gâlibiyet haberini yatağında duyunca, iki kere ölmüştü. Velid ibn-i Muğîre: Kureyş'in nüfuzlularındandı. İslâmın azılı düşmanlarından, nesebi gayri sahih soysuzun birisiydi. Âs ibn-i Vâil: İslâmiyet ve O'nun Peygamberi ile acı acı alay eden, Peygamber Efendimiz'in oğlu Kâsım vefât ettiği zaman, «Muhammed ebterdir, erkek evlâdı yaşamıyor, O'nun sonu yoktur» diyen bu adamdır. Evlat acısıyla yüreği kanayan bir babayı teselli edecek yerde, o böyle acı sözler söyleyecek insafsızın birisidir. Fahri Kâinât'ın düşmanları, ictimâî mevkiileri ne olursa olsun, işte böyle insanlıktan uzak kimselerdi. Cenâb-u Hakk, Kevser Sûresi'nin son âyetiyle, «Âsıbni Vâil'in kendisinin ebter olduğunu» beyânla zemmetmiştir. Ölümü şöyle oldu: Bir defasında eşeğine binmiş Mekke civarında bir dağ geçidinden geçerken, eşeği onu yere düşürüp bacağını ısırdı. Bu yara bacağının şişmesine ve ölümüne sebep oldu. Nad'ribni Hâris: Peygamber Efendimiz'e ve Müslümanlara ençok ezâ ve cefâ edenlerden biri de bu adamdı. Acem hikayelerine vâkıftı. "Muhammed size esâtir-i evveliyni (Hâşâ, geçmişlerin masallarını) söylüyor." derdi. Bunun hakkında birkaç âyet nâzil oldu. Bedir harbinde esir alınıp Rasûlüllah'ın emriyle öldürüldü. Diğer Düşmanlar: Ümmiye'tibni Halef, Utbe ibn-i Rebîa, Übeyy'ibn-i Halef, Hubeyre ibn-i Ebi Vehb, Hakem ibn-i Ebül As ... vs.dir. Hasan Arikan - Muhtasar Islam Tarihi



 

uyuz

 karbonatla banyo yapın 

SAV. : yıllarca «Yahûdî kadının zehirleyip sunduğu koyun etinden ağzıma aldığım lokmanın acısını duyuyorum.» dediği olmuştur.

 Ehl-i Sünnet Hanefi

........... Bir Yahûdî Kadının Peygamberimiz'i Zehirlemek İçin Yaptığı Sûikast..........Yahûdîler, yenildikleri halde hâlâ düşmanlıklarını yapmak, yaymak ve sürdürmek istiyorlardı. O sırada, bir Yahûdî kadını Peygamberimiz'e, kızartılmış bir koyunu takdim ve hediye etti. (Bu koyun, zehir sanatını her milletten daha iyi bilen Yahûdîlerin, bütün ilimlerini kullanarak ölüm acılığına buladıkları, sûikast yemeği idi.) Peygamber Efendimiz, onu yemek üzere Eshâbıyla sofraya oturdu. Bir parça aldıktan sonra ağzından çıkarıp attı ve koyunun zehirli olduğunu, yememelerini söyledi. Fakat, bundan bir lokma yutmuş olan Eshâbdan Bişr, kurtulamıyarak öldü. Peygamber Efendimiz, zehrin te'sirinden kurtulmak için iki kürek kemiği arasından kan aldırdı. Peygamber Efendimiz, yıllarca «Hâlâ o Yahûdî kadının zehirleyip sunduğu koyun etinden ağzıma aldığım lokmanın acısını duyuyorum.» dediği olmuştur. Zehiri veren Yahûdî kadını, vefât eden Eshâbın yerine idam edildi.
Hasan Arikan - www.ihya.org - Muhtasar Islam Tarihi

6 Kasım 2020 Cuma

Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v. bir gün);

 DEVLETİ YÖNETENLR VE DEVLETİN MALINI KORUMAYALAR İYİ OKUSUN

Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v. bir gün);
“Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belânın gelmesi vâcip olur!” buyurmuşlardı. (Yanındakiler:)
- “Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular. Efendimiz (s.a.v.) saydı:
- Ganimet (yani millî servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında dolaşan) tedavül eden bir metâ haline gelirse,
- Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerine tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,
- Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.
- Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;
- Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;
- Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman.
- Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;
- (Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye, zararı dokunmasın diye hürmet edildiği;
- (Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;
- İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;
- (San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;
- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) veya gökten taş yağmasını (kazfi) bekleyin.” [Tirmizi, Sünen, Fiten 39, Hadis no: 2211] Hayırlı cumalar

yatak yaraları

 yatak yaralarında önce gümüş suyu ile dezenfekte edilir, Tedavi aşamasında ilginç olan bir husus ise yatak yarasına nişastanın iyi gelmesidir. Pudra gibi yara üzerine uygulanan nişasta açılmış olan yaraların kapanmasını sağlamakta ve hatta yenilerinin açılmasına da engel olmaktadır. hastanın yatagı hava kabarcıklı olmalı nişasta pinç