9 Ekim 2026 Cuma

Gezegenler ve Metaller

  Gezegenler ve Metaller


🔥 Gezegenler Ve Metalleri 🔥

⭐ Simyada 7 Gezegen Ve Metaller ⭐

☉ Güneş Altın

☽ Ay Gümüş

♀ Venüs Bakır

♂ Mars Demir

♃ Jüpiter Kalay

☿ Merkür Civa

♄ Satürn Kurşun

Simya ilmi Hz musa Tarafından Karuna Ögretilmişti Karun Dokundugu Herşeyi Altina Çevirebiliyordu Karun Sonrasında Hz musaya iftira Atti Ve Allah Onu Ve Hazinelerini Yerin Dibine Çekti

Karun Kadar Zengin Olmak Deyimi ...
Burdan Gelir

 Eğer istersen, çömleği ateşe koymadan ateş

üzerinde kaynatır gibi kaynatırsın .
Bunun için: Çömleğin içine Şaraptan dönme Sirke
koy. Sirkenin üzerine dövülmüş Büre saçarsan, bu Sirke
kaynamaya başlar. Bunu görenler ateşsiz suyun nasıl
kaynadığına hayret ederek şaşırırlar .

çocuğu olmayanlar için bitkisel çözüm (kadın için)

 çocuğu olmayanlar için bitkisel çözüm (kadın için)

Sami simyasına göre badem ile şeker ezilerek macun haline gelene kadar ezilir ve yalnızca dolunay vaktinde çocuğu olmayan kadına dolunaya baktırılarak 2 hafta boyunca yedirilir ve kadının herhangi bir manevi farklı bir sorunu yoksa çocuğu olur (sorun kadından kaynaklanıyorsa bu yöntem kullanılır.)in bitkisel çözüm (kadın için)


Sami simyasına göre badem ile şeker ezilerek macun haline gelene kadar ezilir ve yalnızca dolunay vaktinde çocuğu olmayan kadına dolunaya baktırılarak 2 hafta boyunca yedirilir ve kadının herhangi bir manevi farklı bir sorunu yoksa çocuğu olur (sorun kadından kaynaklanıyorsa bu yöntem kullanılır.)

Kârûn, Hazret-i Mûsâ’nın amcası veya amcasının oğlu idi. Tevrât’ı, Mûsâ -aleyhisselâm-’dan sonra en güzel o okurdu. Çok fakirdi. Hazret-i Mûsâ’nın duâsı berekâtıyla kendisine simyâ, yâni kıymetli maddelerden altın yapma ilmi verildi.

 Kârûn, Hazret-i Mûsâ’nın amcası veya amcasının oğlu idi. Tevrât’ı, Mûsâ -aleyhisselâm-’dan sonra en güzel o okurdu. Çok fakirdi. Hazret-i Mûsâ’nın duâsı berekâtıyla kendisine simyâ, yâni kıymetli maddelerden altın yapma ilmi verildi.


Kârûn, Mûsâ -aleyhisselâm-’a îmân etmeden evvel, Benî İsrâîl’in Firavun’un yanındaki temsilcisi idi. İdâresi altında bulunanlara eziyet ederdi. Îmân ettikten sonra, kendisini ilim, hikmet ve ibâdete verdi.

ŞEYTAN'NIN KÂRÛN'A OYUNU

Ancak mel’ûn şeytan, insan kılığında yanına geldi ve onunla arkadaş oldu. Sonra fırsatını bulduğu birgün, dostâne bir tavırla:

“–Ey Kârûn! Başkalarından gelenlerle geçineceğimize, gidip haftada bir gün çalışalım; altı gün de ibâdet edelim!” dedi.

Bu fikir, Kârûn’a uygun geldi. Şehre indiler ve bir gün çalıştılar. Bu bir günlük çalışmaları mukâbilindeki ücretle de altı gün geçinip ibâdet ettiler.

İlk tâvizini koparmış olan şeytan bu sefer:

“–Ey Kârûn! Bak; kimseye muhtaç olmadık! Gel; bundan sonra haftanın yarısında para kazanalım, yarısında ibâdet edelim! Hem kazandığımız paranın fazlasını Allâh yolunda fakirlere infâk etme imkânımız da olur!” dedi.

Artık tâviz yoluna girmiş bulunan Kârûn’a, bu teklîf daha da câzip göründü ve bunu da kabûl etti.

Şeytan, hîlesini gerçekleştirmeye muvaffak olmuştu. Çalışma müddetini iyice artırdı:

“–Daha fazla çalışıp daha çok para kazanalım! Bu parayla hem ibâdet eder, hem de daha fazla fakiri sevindiririz!” dedi.

Ve yavaş yavaş Kârûn’un kalbine dünyâ meyli ve muhabbeti girdi. Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm-’ın duâsıyla kendisine verilen simyâ ilmi ile de çok zengin oldu. Kalbi, dünyevî ihtiraslarla doldu. Bu arada bütün güzel ve nezih hasletlerini de kaybetti. Gurur ve kibre kapıldı. Oysa zenginliği, Hazret-i Mûsâ’nın öğretmiş olduğu ilim sâyesinde idi.

ZAMANLA HZ.MÛSÂ'YA İSYAN EDEN KÂRÛN


Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“Kârûn, Mûsâ’nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazîneler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü-kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: «–Şımarma! Bil ki Allâh, şımarıkları sevmez!»” (el-Kasas, 76)

Kalbi dünyâ meyli ile dolan Kârûn, artık Mûsâ -aleyhisselâm-’ın nasîhatlerinden sıkıldı; tavsiyelerine tahammül edemez oldu. Hârûn -aleyhisselâm-’a ve O’nun soyundan gelen Levililer’e kurban kesme vazîfesi (hibirlik) verilince de, kalbine yerleşmiş bulunan kötü hasletler, iyice gün yüzüne çıktı. Öfkeye kapıldı; dayanamadı ve Mûsâ -aleyhisselâm-’a gelerek:

“–Ey Mûsâ! Kardeşin Hârûn’a hibirlik (kurban kesme vazîfesi) verdin. Benim ise böyle bir şeyim yok! Hâlbuki ben, Tevrât’ı gâyet iyi okumaktayım. Bunun için ben, Hârûn’dan daha üstünüm! Bu haksızlığa nasıl dayanırım?!” dedi.

Mûsâ -aleyhisselâm- ise cevâben:

“–Hârûn’a bu vazîfe ve makâmı ben değil, Cenâb-ı Hak verdi!” buyurdu.

Fakat Kârûn diretti:

“–Bana bir alâmet göstermedikçe, bunu tasdîk etmem!” dedi.

Mûsâ -aleyhisselâm-, Benî İsrâîl’in reislerini topladı ve:

“–Bastonlarınızı getirin! Hepsini belli bir yere koyalım. Kimin bastonu yeşillenirse, hibirliğe o lâyıktır!” dedi.

Bastonlar getirildi; ibâdet ettikleri mâbede bırakıldı. İçlerinden yalnız Hârûn -aleyhisselâm-’ın asâsı yeşillenip yapraklandı.

Bu açık mûcize netîcesinde Mûsâ -aleyhisselâm-, Kârûn’a döndü:

“–Ey Kârûn! Bunu ben mi yaptım?” dedi.

Kârûn şaşkındı. İşin hakîkatini anladığı hâlde nefsine tâbî oldu:

“–Bu, sihirbazlıktan başka birşey değildir!” dedi. Sonra kızgın bir şekilde oradan ayrıldı.

Allâh -celle celâlühû-, Benî İsrâîl kavminin, elbiselerine mâvi şerit takmasını emretmişti. Kârûn, buna da isyân edip:

“–Bu, ancak efendileri kölelerinden ayırmak içindir!” dedi ve takmadı.

Artık Kârûn’un, Mûsâ -aleyhisselâm-’a hıncı iyice artmıştı. Nefsindeki hased ateşi, içini yakıp eritmekteydi. Etrafındakileri kendisine çekmek için ziyâfetler vermeye ve kendisinin üstünlüğünü belirtici sohbetler yapmaya başladı.

Birgün Mûsâ -aleyhisselâm-, Allâh’ın emri mûcibince onun zekâtını hesâb edip, vermesini taleb edince, Kârûn:

“–Şimdi de malıma mı göz diktin? Bu serveti ben kazandım!” dedi.

Kârûn’a hitâben şöyle buyruldu:

“Allâh’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu iste; ama dünyâdan da nasîbini unutma! Allâh sana ihsân ettiği gibi, sen de (insanlara) ihsanda bulun! Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama! Şüphesiz ki Allâh, müfsitleri sevmez!” (el-Kasas, 77)

“Kârûn ise:

«–O (servet), bana ancak kendimdeki bilgi sâyesinde verildi.» dedi.

Bilmiyor muydu ki, Allâh, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok taraftarı olan kimseleri helâk etmişti! Günahkârlardan günahları sorulmaz (Allâh onların hepsini bilir).

Derken, Kârûn, ihtişâmı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünyâ hayâtını arzulayanlar:

«–Keşke Kârûn’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi; doğrusu o çok şanslı!» dediler.

Kendisine ilim verilmiş olanlar ise:

«–Yazıklar olsun size! Îmân edip sâlih amel işleyenler için Allâh’ın mükâfâtı daha üstündür. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir.» dediler.” (el-Kasas, 78-80)

 İhfa

Yarasa kuşunu tutup boğazlayıp iki gözünü alıp yeni bir beze sarıp sağ pazuna bağla.Hacet hasıl olur.

İhfa

Susam ve yasemin yağından elde edilen halis zambak yağından alıp bir kertenkele derisine bu isimleri güneşin şerefli vaktinde yazıp deriyi alnına yapıştır.Sonra bir aynanın karşısına geçip tekrar bu isimleri kendini aynada görmeyinceye kadar oku.İnsanların arasında yürü, kimse seni görmez.Tekrar görünmek için yüzünü gül suyu ile yıkarsın.Amma ihfa yaptığın günlerde hayvanattan riyazet edip oruç tutmalıdır.İftarda ise yalnızca kepekli ekmek ve zeytinyağı yemelidir.Yazılacaklar bunlardır. جهور جهور بيدهور بيدهور فيقهور فيقهور حيطلوش حيطلوش يا والوادنوش يا والوادنوش جيشوش جيشوش دهوش دهوش هيا هيا هيا اخفنى عن اعين الناس Okunuşu Cehurin cehurin beydehurin beydehurin feykahurin feykahurin haytaluşin haytaluşin ya velvadenuşin ya velvadenuşin ceyşuşin ceyşuşin dehuşin dehuşin heyen heyen heyen ihfini an a’yuninnas

Kaynak Gencine I Esrar
Harama kullanana hakkım helal değil

 yanmamak için (simya ilmi)


Bir adam deve kuşunun yağıyla yağlanıp fırına girse hiç ateş ona tesir etmeyip
yakmaz şek ve şüphe etmemeli

Standart Simya ilminde hayvanlar

 Standart Simya ilminde hayvanlar


Ayı yağı

***Ayı yağı***
Sedef hastalığında cilde sürmek sureti ile kullanılır .Saç dökülmesinde başa sürülür. Mafsal ağrıları siyatik romatizma ve sırt ağrılarında ayı yağı ile devamlı ovulursa şifalı olur.

***Balık***
Tansiyonu düşürür,kolesterolde faydalıdır, mide ülserini ve kalp krizini önler cilt hastalıklarında ve romatizmada faydalıdır. beyni güçlendirmek için, (Tonik olarak) baş dönmesinden hafıza zayıflığından şikayet eden kimseler balık suda pişirilip suyu içilir.

***Balık yağı***
Raşitizm, osteomalazi, nekahet halleri ve lenfatik çocuklara verilir. Balık yağı yaşlılıkta bunama riskini azaltır. sinir sistemi kireçlenmesini ve kalp krizi riskini önler. Vücut hücrelerine tazelik ve canlılık verir. iştahı açar kemikleri kuvvetlendirir,vücutta biriken zehirlerin atılmasını yardım eder. sinirleri güçlendirir, hastalık sonrası hallerde balıkyağı çok faydalıdır.
İçimini kolaylaştırmak için meyve suları ile alınabileceği gibi acı badem yağı ilede içilebilir, acı badem kokusunu ve tadını değiştirir.Ayrıca sütle kahve ilede alınabilir.

Balık yağının kullanılış miktarı;
1 yaşından 5 yaşından kadar sabah akşam 1 çay kaşığı.
5 yaşından 10 yaşına kadar 1 çorba kaşığı sabah akşam.
10 yaşından 20 yaşına kadar 2 çorba kaşığı sabah akşam.
30 yaşından yukarısı için tercihen yemek esnasında veya yemekten sonra içilmelidir.

Haricen; Kaşıntılarda balık yağı cilde sürmek sureti ile kullanılır. Puririgo yara, yanık ve bacak ülserinde skatrizan olarak tatbik edilir.
ciltteki büzüklerde alabalık yağı ile hafif masaj yapılır.

***Beyin
Küçük baş Büyük baş hayvanların beyni****

Beyinde choline adında kimyevi bir madde vardır. choline daha birçok gıda maddelerinde bulunur. Haftada bir adet dana veya koyun beyni yenildiğinde kolesterolü tedavi eder. Kara ciğerde yağ toplanmasını önler.

***Saksağan beyni***
İdrar yollarında taş varsa idrarı zorlaştırıyorsa , saksağan beyninden bir arpa miktarı ezilip içilmelidir. aynı anda faydası görülür. Taşı toz gibi eritip çıkarır.

***Bıldırcın***
Mafsal ağrılarını iyi eder. Mesane taşlarını parçalar ve çıkarır, idrar yollarını açar ve cinsi gücü artırır. Ateşli kimseler bıldırcını az yemelidir.

***Bıldırcın yumurtası***
Bıldırcın yumurtası: astım bronşit nefes darlığı ve altını ıslatan çocuklar için sabahları aç karna 2 adet içilir. Çocuklarda yaşa ve bünyeye göre 1-2 adet içilir. En az iki ay ara vermeden kullanılmalıdır. yumurtaların bilhassa teze olmasına dikkat edilmelidir.

***Deniz kaplumbağası***
Fıtıkta; Deniz kaplumbağasını Kabuğu beyazlaşıncaya kadar yakılır toz haline getirilip elenir Bu toza elde edilin miktarın yarısı kadar badem yağı ilave edilir. Dört misli balla macun yapılır 24 saat beklenir, gece yatarken bir ceviz büyüklüğünde yenir.
Deve beyni
Sarada: Deve beyni kurutulur sirke ile içilir.

***Deve kuşu***
Deve kuşu eti, zeytinyağı ile pişirilerek yenilirse veya uzuvların üzerine konulursa, vücuttaki yelleri giderir. Bacak sırt, mafsal siyatik ve felç hastalıklarına iyi gelir. Soğuktan meydana gelen bütün hastalıklarda faydalıdır.yürümeyi ve konuşmayı kolaylaştırır.

***Fildişi***
Üzerinde fildişi taşıyan kimseye cinler musallat olmaz. O kişi veba hastalığına yakalanmaz.

***Gözsüz (Köstebek)***
Siğilleri gidermek için gözsüz yuvasından alınan toprak ( gözsüzün çıkardığı toprak) çamur haline getirilir siğillere sürülürse siğilleri kurutur. Toprağın 3 gözsüzün yuvasından alınması söylenir. denenmiştir. Gözsüz hastalığında kanı içilir eti yenir, eti yaraya sarılır.

***Güvercin kuşu***
Rahim kanserinde güvercin kuşunun kursağında biriken taş faydalıdır. Rahim kanserinde bundan iyi ilaç yoktur.
Kullanılışı; Taş ezilir toz haline getirilir, bal mumu ile fitil yapılır. Rahme konulur.
Cilt kanserinin başlangıcında yaraların üzerinde yakı gibi konulursa faydalı olur. ( taş toz haline getirilir, zeytinyağı ile karıştırılıp yaralara konulur. Migrende güvercin gübresi başa sürülür.
Sirozda güvercin gübresi sirke ile karıştırılır. Hastanın vücuduna sürülür.
Böbrek ve mesane taşında güvercin eti, susam yağı ile pişirilir yenirse taşları eritip çıkarır.
Konuşamayan çocuklarda güvercin yumurtasının sarısı ile çocuğun dilinin altı ovulursa çocuğu konuşturur.
Yürek çarpıntısında güvercinin yüreği parçalanıp yutulur.
Korkma hallerinde güvercin kanı içilir.
***Horoz***
Altını ıslatan çocuklara horozun ibiği pişirilip yedirilir.
Çeşitli sebeplerle münasebette bulunamayan (cinsi iktidarsızlık) kimseler için horozun hayaları kurutulur.32 gr toz haline getirilir, 8 gr kebabiye 8 gr havlıcan toz halinde beraberce karıştırılır. Bir miktar şeker ilave edilir, sabahları 4-5 gr yenilir üzerine bir miktar süt içilir.
Horozun hayası kurutulur, toz haline getirilir, zeytin yağı ile karıştırılır,cinsi münasebetten evvel penis başına sürülürse kadın için çok sevkli olur.

***Kan***
Tavşan kanı vücutta meydana gelen kırmızı veya beyaz lekelere sürülürse iyi gelir.
Yeşil kurbağa kanı tüy biten yerlere sürülürse bir daha tüy bitmez.
Güvercin kanı burun kanamalarında buruna damlatılırsa kanamayı keser.

***Kaplumbağa***
Şeytan uğramasında kanı vücuda sürülür.

***Kara karga ödü***
Bağlı olan erkek için, Kara karganın ödü yasemin yağı ile karıştırılır, Tenasül uzvun içerisine akıtılır.

***Keler-Yeşil keler ***
Başta saç bitirmek için yakılır. Külü saf zeytin yağı ile merhem haline getirilip sürülür.

***Kirpi***
Kirpi yağı yüze sürülürse yüzü güzelleştirir. Urlar üzerine sürülürse şişlikleri eritir. Ağrıyan uzuvlara yağı ile masaj yapılırsa faydalı olur. Çocuk düşüren kadınların beli ovulursa çocuk düşürmeyi engellediği söylenir.

***Koyun ödü***
Basurda koyun ödü arpa unu ile karıştırılır, küçük haplar haline getirilir sabah akşam içilir. Şişmanlamak için koyun ödü içerisine karabiber konur. 1 gün bekletilir, günde 3 adet karabiber yutulur.
Haricen; Kesiklerde boş safra kesesi kesik üstüne konulur.

***Kurbağa***
Bezelerde kurbağa yakılır, külü ile sabahları bezeler ovulur.

***Kurt***
Kötürüm olmuş kimse için taze derisi çıplak olarak vücuda sarılır.

***Leylek***
Göz lekesinde (kataraktta) leylek yumurtasının kabuğu inci ile dövülür, Toz haline getirilip elenir, sabah akşam göze bir miktar konulur.

***Oğlak (keçi yavrusu)***
Oğlağın ödü gözün üzerine konulursa kataraktı giderir Ciğeri yenilirse gece körlüğünde çok iyi netice verir.
Gece körlüğünde ciğer, ızgarada pişirilir, Üzerine biraz darı fülfül konularak kaynatılır, Kaynarken üzerinde meydana gelen köpüğü göze sürülürse gece körlüğünde faydalı olur.

***Orman horozu (Yaban tavuğu-bednos)***
Bu hayvanın ibiği kurutulur toz haline getirilir, su ile içilirse yatağına işeyen bir kimse bir daha yatağa işemez.

Öküz
Öküz iç yağı eritilerek içilirse öksürüğü keser, Böbrek zafiyetini , yemek borusu ve mide iltihabını giderir.İdrarın yanarak çıkmasını önler.
Haricen; Cilt vereminde öküz boynuzu yakılarak külü yaraya serpilir. Sara hastalığında sol boynuz dan yapılan yüzük sol elin parmağına takılırsa faydası görülür.
Öküz eti fazla yenildiğinde mafsallarda ağrı yapar, kaşıntı meydana getirir.

***Ördek***
Dahilen; Sedef ve zeytin yağı ile pişirilip konuşamayan çocuklara yedirildiğinde çocuğun konuşabilmesini çabuklaştırır. Eti yenildiğinde şişmanlatır, kanı çoğaltır. Yağı içilirse öksürüğü keser Sesi ve rengi güzelleştirir. Cilde güzellik verir.
Haricen; Yağı bakla unu ile merhem yapılır, şiş göğüsler üzerine konursa iyileştirir.

***Saka kuşu***
Saka kuşunun yağı vücutta ağrı olan yerlere sürülürse ağrıyı derhal geçirir. Kulunç ağrılarına iyi gelir.
***Salyangoz***
Gözsüz hastalığında ezilir lapa şeklinde bağlanır. 3 gün tekrar edilir. Memeli basurda ezilir lapa halinde memelerin üzerine konulur.
***Serçe***
Kadın tenasül uzvunu daraltmak için : ( fercin gevşekliğini gidermek, daraltıp kız gibi yapmak için ) Serçe boku toz haline getirilir, bir tülbent arasına konulur. Fercin içerisine sokulur, bir saat kadar bekletilir.
***Sinek***
Saçkıranda sinek ezilir lapa şeklinde konulur.