25 Haziran 2019 Salı

Duada Elleri Tutma Şekli Dua'da faziletli ve sünnet olan dua ederken elleri bitiştirmektir.

Musannif İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) hazretleri Rumeli ulemasındandır. Rumelili Hıristiyanlar ile Müslümanların bir arada yaşadığı bir yerdir. Bilindiği üzere Hıristiyanlar dua ederlerken, ellerinin içlerinin tamamen birbirine birleştirir ve çenelerinin altına koyarak dua ederler. O dönemin Müslüman âlimleri Musannif hazretleri gibi, Hıristiyanlara benzememek için dua'da elleri açmanın daha faziletli olacağını beyan etmişlerdir.
Yoksa dua'da elleri birbirine bitiştirmek ve avuçlarını açmak sünnettir.
Kutub-i sitte'de bu konuda birçok hadis-i şerif mevcuttur.
Hazret-i Âişe (r.a.) annemizden rivayet olundu.
-"Efendimiz (s.a.v.) hazretleri her gece yatağına geldiği zaman, iki elini birleştirir sonra onların içine nefes eder.
Ve onlara;
1- Kulhuvellâhüehad,
2- Kul eûzü birabbil-felak,
3- Kul eûzü birabinnâs sûrelerini okur..
Sonra onlarla gücü yettiği kadar mübarek cesedini meshederdi, iki eliyle başından ve yüzlerinden başlar ve cesedinin ön tarafından başlayarak meshederdi. Ve bunu üç kere yapardı..."
Tefsir kitapları:
Tefsir kitaplarının çoğu, dua ederken elleri birleştirmek gerektiğine bu hadis-i şerif-i kaynak gösterirler:
Tasavvuf ve Mevize kitapları:
İhya-u Ulumiddin'de buyurdu:
"Efendimiz (s.a.v.) hazretleri dua ettikler zaman, iki avucunu birleştirir ve elinin içlerini yüzüne taraf tutardı."
(Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:8 S:612-613)
Fetâvâ-yi Hindiyye)de, beşinci cüz’de diyor ki, (Duâ ederken, avuçlar semâya karşı açık, iki el aralık ve göğüs hizâsında olmalıdır).
Malesef, Fetevâyi Hindiyye'de kastedilen mana bu şekilde değildir. Eğer tercüme için aslına bakılmış olsa böyle bir sorun olmaz. Bir Hoca Efendinin, duada ellerin birleştirilmesinin doğru olmadığını savunan birinin yazısına cevap olarak neşrettiği yazıda, bu tercüme katliamları bir bir anlatılmıştı. Cevap olarak hazırlanan yazıyı okudum. İlmi olarak oldukça güzel hazırlanmış ve yanlış hatırlamıyorsam da zamanın gazetelerinden birinde yayınlanmış.
Eğer Fetevâyi Hindiyye'de ki ifadeler çarpıtılmadan aktarılırsa, olayın tam da iddiaa edilen tersine bir seyir içinde olduğu alenen görülürdü.
Halbuki Fetâvâ-yı Hindiye'de buyruluyor ki: "Duâda efdâl olan; iki el ayalarını (avuç içlerini) bast etmek, yani döşeyip yaymak, açmak, kapalı tutmamak ve avuçları arasında az da olsa bir yarık bulun(up, el ayaları yapışık olma)maktır. (…) Müstehap olan, duâ esnasında iki ellerini göğsü hizasına kaldırmaktır. (…) Duâ-yı rağbet'te (cenneti istemek gibi)ellerinin ayasını yani avuç içini semaya doğru tutar." (C. 5, s. 318)
Yani görüldüğü üzere, duâda ellerin birleştirilmesi, yanlış olan değil bizzat sünnet olan bir ibâdettir.
Bu tür rivâyetlerin hepsi "öneri" şeklindedir Ancak bilinir ki, adab konularında eğer bir fiili destekleyen HADİS ve MÜCTEHİD nakli var ise, buna uyulur.
Bilhassa türk alimleri "duada ellerin arası az açık olur" demişlerdir. Bunun sebebi, hristiyanlara benzememek için idi. Ruhul-Beyan tefsirinde dahi böyle yazmaktadır. (Ancak bunu naklede cahiller ellerini bir-iki metre açıp öyle dua ediyorlar. Kendi nakillerine bile inanmıyorlar. Az açık olması demek, kapalıya yakın demektir, bir metre ara olsun demek değildir.)
Ancak Hüccetul-İslam İmam Gazali hazretleri, İbni Abbas'dan (r.a.) naklettiği hadisi şerif ile Resulullah (s.a.v) Efendimiz'in dua esnasında ellerini birbirine yapıştırdığını ispatlamıştır. Huccetul-İslam bu, İslamın delili.. Dinin ziyneti.. Şimdi bu zatın nakli nasıl eleştirelim? Yoksa mezhepsiz sapıkların dediği gibi "bu hadis mevdu" mu diyelim? Ehli sünnete göre İmama Gazali'nin naklettiği haberlerin hepsi sahihtir.
Bu hadisi şerifi destekleyen hadisi şerifler Kütübi Sitte'de yeralmaktadır. Bazı cahiller "bu yatarkenki dua esnasında geçerli" diyor. O zaman İmam Gazali'nin rivayetini de göz önünde bulundurursak "İbni Abbası her gördüğünde" dememiz icab eder.
Veya HisnulHasıyn'in rivayetine bakarak "Her arefe günü" dememiz gerekir. Bu durumda özetle "Resulullah (s.a.v) uyuyacağı zaman, arefe günlerinde ve İbni Abbas'ı her gördüğünde ellerini birleştirip dua ederdi" dememiz gerekir. Bu ne ahmakca olur değil mi?
Halbuki Resulullah (s.a.v.) Efendimiz dua esnasına ellerini birleştirmiş, bu husus hadisi şeriflerle ispatlanmıştır. Bir insanın çıkıp Hz. Aişe (r.a.) hadisi hakkında yorumlarda bulunup "hususidir" demesi cehaletini ortaya koyar.
Zira yine Hz. Aişe (r.a.) validemizdir, teravihin 8 rekat kılındığını bildiren. Hiçbir hadisi şerifinde 20 rekatten bahsetmez. Ulema "önceki günleri zikretmedi" demişlerdir (Bkz: El-Fıkh Alel-Mezahibil-Erbea) Eğer yukardaki mantıkla ilerlersek, aslında teravihin 8 rekat olduğunu söyleyen vehhabilere de hak vermemiz icab ederdi, bakın hadis öyle diyor.
İşte sevgili kardeşlerim, aynı şekilde Hz. Aişe (r.a.) annemiz Resulullah (s.a.v) Efendimiz'in duasını nakletmiş, diğer rivayetleri de gözönünde tutarsak duada elleri birleştirmenin "delilli" bir sünnet olduğu ortada.
Bazı kara cahiller "bu şiilerin fiili" diyor. Şiiler işliyor diye sünneti terketmek ahmaklıktır. İmam Gazali Hazretleri, bu fiilin onlar tarafından işlendiğini bilmiyor muydu? Bu cahiller kendlerini İmam Gazali'den daha temkinli, daha alim zannediyorlar.
Denirse ki, eskiden işlemezlerdi, yeni başladılar; bu durumda deriz ki, o zaman yarın birgün işleyecekleri başka bir sünneti, onlar işliyor diye yine terk mi edeceğiz? Ehli Sünnetin yolu SÜNNETİ KORUMAK mıdır, yoksa SÜNNET TERKETMEK midir?
Bu tür tenakuz ehli cahillere kapılmayın. Yukardaki rivayet de bunların eserinden alınmış.
HADİS-İ ŞERİF MEALİ : Eshab-ı Kiramdan İbn-i Abbâs (r.a.) buyurdu : " Efendimiz Hazretleri duâ ettikleri zaman iki ellerini birbirine birleştirirlerdi ve ellerinin içini mübârek yüzlerine mütemâyil kılarlardı. İşte ellerin duâda tutuluş şekli şöyledir ( deyip bizzat ellerini birleştirerek göstermişlerdir... Duâda Resûlullah (S.A.V.) gözlerini semaya kaldırmazlardı.
Duâda ellerin birleştirerek yapılmasının evla ve efdal olduğuna dair birçok delil vardır. Şöyleki :
Çeşitli ilimlere âid eserler yazmış , İslâm âleminin şarkında garbında pek meşhur olan Huccet'ül-İslam ( İslâmın parlak delil ve yıldızı ) diye anılan İMAM-I GAZÂLİ Hazretlerinin dört ciltlik ölümsüz eserinde yukarıdaki Hadis-i Şerif zikredilmektedir.
(KAYNAKLAR : 1- İhyâ Ulûmü'd-diyn'de . Cilt.1 Sahife 305 Mevzuu: Âdâbü'd-duâ- BULUNDUGU YER: Eski eser Kütüphaneleri ve Arapça kitap bulunduran kitapçılar.2-İhyâü Ulûmü'd-diyn Tercemesi- Tercüme Eden:Ahmed Serdaroğlu(Diyanet İşleri Müfettişi) Eseri Takdim eden : Ahmed Davudoglu,Yayınlayan:Bedir Yayınları CİLT.1 Sahife :880.)
TAHTÂVÎ adlı Fıkıh Kitabının 173 ncü sahifesinde : " Duâda elleri zammetmek , yani birleştirmek duânın âdâbındandır. " diye
geçiyor
MEVZÛÂTÜ'L-ULÛM Tercemesi, Yazarı :Taşköprülüzâde Ahmed Efendi- Baskı Tarihi : 1313 Hicri -İkdam Matbaası - Cilt.2 Sahife 410 da : " Ve dahi lâyık olan oldurki, iki keffini (elini ) bir yere getirip , zamm eyleyip batınlarını ( avuçlarının içini ) vechine mukâbil ( yüzüne karşı ) eyleye. " diye geçmektedir. (5-6/Temmuz/1984 Fazilet Takvimi)
SAHİH-İ BUHÂRİ'DE ( En muteber hadis kitabı ) Cilt: 4-6 Bab: 14-17 Mevzuu: Kitabü Fezâili'l-Kur'an. Sahife :106 da, şöyle geçmektedir : Hazreti Aişe'den (R.A.) rivâyet olunmuştur. " Nebi ( S.A.V) her gece yatagına geldiği zaman İKİ ELİNİ BİRLEŞTİRİR ,bunlara nefes eder ve İhlas, Felak ve Nas sûrelerini okurdu. Sonra iki eliyle, başından,yüzünden ve vücûdunun ön tarafından başlayarak ( bütün ) vücûdunu sıvazlardı. Bunu üç defa tekrar ederdi. " diye yazzmaktadır
Diğer kaynaklar
SAHİH-İ BUHÂRÎ MUHTASARI TECRÎD-İ SARÎH TERCEMESİ'NDE . Cilt.11 Yayınlayan: Diyanet İşleri Başlkanlığı Mevzuu: Peygamberin İhlasa devamı , Sahife 236,bulunan Hadis-i şerif de,
SÜNEN-İ TİRMİZÎ'DE Cilt: 4-5 Bâb: 20-21 Numarası : 3402 , deki Hadis-i Şerif de,
SÜNEN-İ EBÎ DÂVÛD'DA Cilt: 5 Sahife 303, de bulunan Hadis-i Şerif de,
RİYAZU'S- SÂLİHIYN ve TERCEMESİ ( Hadis Kitabı ) Cilt  Numarası :1490 Yayınlayan : D.İ.Başkanlığı.Sahife 61 deki Hadis-i Şerif te, dua edenin iki ellerini birleştirerek duâ etmesi gerektiği beyan edilmektedir
Günümüzde ellerini kapalı şekilde dua eden insanlar unutulmuş bir sünnetin ihyasını gerçekleştirmektedirler.
" KİM BENİM BİR SÜNNETİMİ İHYA EDERSE ( DİRİLTİRSE ) , BENİ SEVMİŞ OLUR. KİM DE BENİ SEVERSE CENNETTE BENİMLE BERABER OLUR. " Hadis-i Şerif Sünen-i
1- Duada elleri birleştirmek, Türkiyede dua ederken ellerini birleştiren toplulukların/cemaatlerin sonradan çıkardığı bir iş/bir şifre/bir bid'at iseDünyanın değişik coğrafyalarında yaşayan bu müslümanlar Türkiyede dua ederken ellerini birleştiren toplulukların/cemaatlerin mensubudur. ( veya tersi )
2- Dünyanın değişik coğrafyalarında yaşayan bu müslümanlar ve Türkiyedeki bazı topluluklar/cemaatler duayı aynı şekilde yapmaktadırlar. Fakat Dünyanın değişik coğrafyalarında yaşayan bu müslümanlar Türkiyede bazı toplulukların/cemaatlerin mensubu olamazlar. (veya tersi) Günümüzde aralarında islami kaynaklar dışında herhangi bir bağ da yoktur. Her iki grubun dua ederken ortak bir çıkış noktası olduğu kesindir. Bu ortak çıkış noktasının da Peygamberimizin(s.a.v.) sünneti olması yüksek muhtemeldir. Dolayısıyla "Duada elleri birleştirmek, Peygamber efendimizin (s.a.v) sünnetidir." Bu toplulukların yaptığı da şifre/bidat değil "unutulan bir sünnetin ihyasıdır."
Bundan sonra isteyen kendi mantığı ölçüsünde, istediği şekilde değerlendirir
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta
Görüntünün olası içeriği: 3 kişiGörüntünün olası içeriği: 6 kişi, yazı

Mehmet Sertkaya

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

Şehitlik iman sahibleri

Görüntünün olası içeriği: yazı
Görüntünün olası içeriği: yazı

Sineklerin tam 9 KALBİ VARDIR. Gözlerinde ise 8000 mercek bulunur ve saniyede 100 görüntü algılayabilir.

Fotoğraf açıklaması yok.Görüntünün olası içeriği: bulut, gökyüzü ve açık hava
5 Saniyeliğine Dünya'daki Oksijen Yok Olsa Ne Olur?

KREM TARTAR İLE KİLO KİLO ZEHİRLERİNİZDEN KURTULUN Krem Tartar Portakal Suyu Kürü Nikotinin vücuttan atılması için 48 ila 72 saat arası bir süre gerekir. Krem tartar nikotini vücuttan etkili bir şekilde atar. Krem tartarın başka kullanım şekilleri de vardır ve bunları da sizinle paylaşacağız. Krem Tartar Portakal Suyu Kürü Faydaları Tansiyonu düşürür Düşük potasyum seviyeleri yüksek tansiyon riskini arttırır. 100 gr krem tartarda 16,500 mg potasyum bulunur. Eğer potasyum eksikliği şikayetiniz varsa, doktorunuza danıştıktan sonra bir bardak suya 1 çay kaşığı krem tartar ekleyip her gece yatmadan önce içebilirsiniz. Artrit ağrılarını azaltır Magnezyum, iltihaplanmalara karşı etkili bir rol oynar ve 100 gr krem tartarda 2 mg magnezyum bulunur.Artrit şikayetiniz varsa, 2 yemek kaşığı krem tartarı 3 yemek kaşığı Epsom tuzu ile karıştırıp banyo tozu hazırlayabilirsiniz. Günde iki kere en az yarım saat süreyle, küveti doldurup suya bu karışımdan ekleyip içinde oturmalısınız. Eğer ağrı belli bir bölgedeyse, örneğin el veya ayak, malzemelerin ölçüsünü yarı yarıya azaltıp, bir leğene veya kaba su doldurup karışımı ekleyip elinizi veya ayağınızı bu suda bekleterek de kullanabilirsiniz. Sigarayı bırakmaya yardımcı olur Krem tartar sigaranın tadını bozar. Nikotin yüzünden düşen C vitamini seviyesini yükseltmek ve nikotini en hızlı şekilde vücuttan atmak için portakal suyuyla karıştırıp içmek en iyisidir. Eğer sigarayı bırakmak istiyorsanız, orta büyüklükte bir bardakta portakal suyu ile yarım çay kaşığı krem tartarı karıştırın ve 1 ay boyunca her gece için. Akneleri yok eder Krem tartarın asidik özellikleri cildi temizler ve aknelerle savaşır. 1 çay kaşığı krem tartarı 240 ml suya veya portakal suyuna ekleyin, vücudu temizlemek ve aknelere neden olan bakterilerden kurtulmak için her gün için. İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir Krem tartar idrarın pH seviyesini değiştirdiği için idrar yolu enfeksiyonlarını da tedavi eder. 1,5 çay kaşığı krem tartarı sıcak suya ekleyin, bir kaç damla limon suyu sıkın ve günde birkaç kere bu karışımı için. Sigarayı bırakmak isteyen veya kronik olarak yukarıda bahsedilen sorunlardan muzdarip olan arkadaşlarınızla bu yazımızı paylaşmayı ihmal etmeyin!

Görüntünün olası içeriği: yazı
Fotoğraf açıklaması yok.

Gercekten kur'andan maddi manevi istifade edebiliyor muyuz??

Düzgün,tecvidine uygun okuyabiliyor muyuz?Zira istifade hatasız okuyabilmektedir.
Hadisi şerif:
Vakıa suresini her gece okursa ebe da fakirlik görmez.
—H/Ş:Her kim vakıa suresini okumaya devam ederse fakir olmaz.
—Siz hanımlarınıza vakıa suresini öğretiniz çünkü vakıa zenginlik suresidir.
—Her kim kıyamet suresini her gece okursa, o kimse kıyamet gününde, bedir gecesinde yüzü dolunay gibi parlar olduğu halde Allah’a kavuşur
—Her kim sabahladığı zaman 3 kere, Euuzü billaa hissemiil alıiym mineşşeydaanirracim. Deyip HüvAllahülleziyi okursa, Hz. Allah 70 bin meleği akşamlayıncaya kadar, ona dua etmesi için vazifelendirir. Ve o kimse o günde ölürse şehit olarak ölür.
Yine herkim bunu akşamladığı zaman okursa, yine Hz. Allah sabahlayıncaya kadar ona dua etmesi için 70 bin meleği vazifelendirir.
—Her kim gece ve gündüzde haşır suresini okursa ve gece ve gündüzde ölmüş olsa, cennet o kimseye vaciptir.
—Herkim sabah namazını ceme at içinde kılar, seccadenin üzerinde oturur. En’am suresinin evvelinden 3 ayet okursa, Hz. Allah 70 meleği vazifelendirir, Allah’a tesbih ederler ve o kimse için kıyamet gününe kadar tesbih ederler.
—Her kim tebareke suresini okursa kıyamet gününde, meleklerin kanatları üzerinde gelir ve o kimse için güzellikte yüzü Yusuf A.s yüzü gibidir.
—Tebareke suresi, sahibi öldüğü zaman, ölü adına mücadeleye başlar okuyanı cennete koyar.
—Herkim Yasin’i Şerifi dinlerse, Allah yolunda altın tasadduk etmeye denktir.
—Herkim Yasin’i Şerifi okursa, kabul edilmiş 20 hacca denktir.
—Herkim Yasin’i Şerifi yazar suyunu içerse, yani içine girerse, içine bin nur, bin rahmet,
Bin bereket, o kimsenin kalbinden kötülüğü çıkarır her hastalığı atar.
—Yasin’i Şerifte 10 bereket vardır;
1)Aç olan doyar
2)Susuz olan okusa suya kanar.
3)Uryan olan okursa giyinir
4)Bekâr olan okusa evlenir
5)Korkan kimse okusa emniyete kavuşur
6)Zindanda olan okusa çıkar
7)Misafir olan okusa, seferde onun üzerine yardım olunur.
8)Borçlu olan okusa borcunu öder.
9)Bir şeyi kaybolan kimse okusa illaki bulur
10)Bir ölünün yanında okunsa ondan azap hafifletilir.
—Sıkıntıya düştüğünüz zaman, Besmele ile La Havle Velaa Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Aziimm. Okuyun, çünkü dilediğimiz şeyler onunla olur, envai çeşit belalar onunla def edilir.
—Büyük sıkıntıya düştüyseniz ‘’Hasbünallaahi ve Nığmel Mevlaa Ve Niğmel Vekiil. Deyin, Manası: Allah bana kâfidir, o ne güzel vekildir
H/Ş:Ben bir söz biliyorum, belaya uğrayan okumaya görsün C.H sıkıntısını giderir, o kelimede kardeşim Yusuf’un yaptığı duadır, Bu dua şudur:
‘’Laa ilahe İllaa Ente Sübhaaneke, innii küntü minezzaalimiin.’’ Ki evveli tevhit, ortası tesbih, sonu günahı ikrardır.
—Kuranı Kerimde Bakara suresinde bir ayet vardır, Ayetlerin efendisidir. Şeytan bulunan evde okunsa şeytan illa o evden çıkar. Oda Ayetül Kürsü dür.
—Kim Ayetül Kürsüyü her namazın arkasından okursa onun ruhunu kabzedecek kişi Hz. Allah’tır. Ve o kimse şehit düşünceye kadar savaşan evliya ve enbiya ile savaşan kimse gibi olur.
—Kim Ayetül Kürsü yü okursa, onun ruhunu Hz. Allah alır. Hz.Fatıma validemizin ruhunu Hz. Allah almıştır. Ayetül Kürsüyü devamlı okuyanında ruhunu Allah alır meleklere havale etmez.
—Kim yatağına geldiği vakit Ayetül Kürsüyü okursa, Allah ona, evine, komşusunun evine etrafındaki evler üzerine emniyet verir.
—Herkim Amenerrasülü yü okursa ona kâfi gelir ve o gecenin kıyamına geceleyin kaim olmuş sevabı alır.
—Kim farz namazın arkasından Ayetül Kürsüyü okursa, o kimse diğer namaza kadar Allah’ın himayesinde olur.
—Merhum K.G rahmatullahi aleyh in tavsiyesi: Başında şiddetli ağrı olan kimse alnına şehadet parmağı konulup 7 kere HüvAllahüllezi suresini okusa ağrıyı bıçak gibi keser.
—300 Besmele 100 salâvatı şerife seher vaktinde rızık bolluğu için okunur.
—40 gün 40 defa Ayetül Kürsü okunan eve sihir, büyü tesir etmez.
—Dua: Ey benim Allah’ım seni zikretmeye, sana şükretmeye, sana güzel ibadet etmeme yardım et.

TELBİNE ÇORBASI Hz. Peygamber (s.a.v.) Hayber seferi dönüşü Hz Aişe ile evlendiğinde düğün yemeği olarak telbine çorbası ikram etmişlerdir.

Bu yüzden bu çorbanın diğer adı “Düğün Çorbası”dır. İslam dünyasında bu çorbanın yapılması ve içilmesi adettendi.
Hz. Peygamber (s.a.v.) telbine çorbası hakkında şöyle buyurmaktadır: “Telbine, hastanın kalbini dinlendirir, hüznün bir kısmını götürür.” Diğer bir rivayette: “Telbineye önem veriniz, hastaya onu yediriniz” buyurmuşlardır.
Yine Ayşe (r.a.) kanalıyla gelen bir rivayette: “Bu çorba üzüntü ve kederli olan kimsenin gönlünü kuvvetlendirir, sizden birinin yüzündeki kiri su ile yıkayıp temizlediği gibi (bu çorba da) hastanın gönlünden elem ve kederi giderir” buyrulmuştur.
Telbîne, kepekli arpa unundan yapılan süt kıvamında ince çorba/bulamaçtır. Çok lezzetli olmasa da, Hz. Peygamber (s.a.v.), hastaların bağırsaklarının yumuşaması için bu çorbayı tavsiye ederdi.
Telbîne ile arpa çorbası arasındaki fark, arpa çorbasında, arpa öğütülmez; telbînede ise, arpa öğütülür.
Malzemeler:
1. 30 gr zeytinyağı (sızma),
2. 2 yemek kaşığı arpa unu,
3. Su.
4. Bal ve Süt (isteğe bağlı).
5. Aroma olarak kekik, kimyon, nane vb. gibi baharatlar (isteğe bağlı). Hazırlanışı:
Yağ tencereye konur, arpa ilave edilip biraz kavrulur. Yeterince su ilave edilip karıştırılır. Çok az tuz katılır ve baharat katılır. Süt ve bal ilave edilir.
Yararları:
1. Depresyon, stres ve bunalımı önler
2. Hazmı kolaylaştırır
3. Kalbe faydalıdır
4. Sıtmaya faydalıdır,
5. Böbrek taşına faydalıdır. (Böbrek taşını düşürmek için bira içenler için alternatif bir gıda, daha faydalı, zararsız ve aynı zamanda sünnettir)
6. Karaciğeri kuvvetlendirir,
7. Vücuda kuvvet verir
8. Mesane ve böbrek iltihabına iyi gelir,
9. İdrar söktürür,
10. Egzama ve kaşıntıya iyi gelir,
11. Cilt temizliğinde kullanılır,
12. Ağız ve boğaz iltihabında kullanılır,
13.Hararet gidericidir,
14.Bronşit, Öksürük gibi
Afiyetle şifa olsun inşallah .
Dışarıdan patates ve soğan almamız acayip garip ve çok anormal bir durum değil midir?