27 Mayıs 2020 Çarşamba

aft ve ağız yarasına sumak mucizesi

Fotoğraf açıklaması yok.

"Savaşa karar verenlerin çocukları daima cephenin uzağındadır".

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, sakal ve yazı

HZ. EBÛBEKİR’İN (R. ANH) MÜSLÜMAN OLMASI


Hazret-i Ebûbekir (radıyallâhü anh), Müslüman olmadan önce ticaret için gittiği bir Şam seferinde, rüyasında ayın gökten inip kucağına girdiğini ve onu kucaklayıp bağrına bastığını gördü. Uyanınca, meşhur rahip Yemliha’dan rüyasını tabir etmesini istedi. Rahip: “Ey Arap kardeş! Bu rüyada senin için büyük müjde vardır; tabir etmemi istiyorsan bahşiş ver” dedi. Hz. Ebûbekir hemen 12 dinar verdi. Rahip:
“Bil ki gökten sana inen ay, âhir zaman peygamberidir.
Yakınlarda zuhur edecektir. Sen onun hayatında veziri, vefatından sonra da halifesi olacaksın. Ona yetiştiğin zaman ben sağ olursam, bana haber gönder ki hemen ona gideyim.
Eğer vefat edersem selamımı tebliğ et ki ben onun dinine girdim ve onun ümmetinden oldum. Âhirette beni şefaatinden mahrum etmesin” dedi. Hz. Ebûbekir: “Bana bunu yazıp ver” dedi. Rahip on iki satırlık bir mektup yazdı.
Hazret-i Ebûbekir (r.a.): “Ey tabirci! Eğer gördüğüm rüya senin tabir ettiğin gibi gerçekleşirse sana ayrıca 100 altın daha vereceğim. Onlar bende senin emanetindir” dedi.
Aradan on iki sene geçti. Allâhü Teâlâ, Hazret-i Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) peygamberlik vazifesi verince bir gece Ebû Kubeys Dağı’na çıkıp şöyle nida etti:
“Allâh’ın davetine icabet ediniz ve ‘lâ ilâhe illallâh’ deyiniz!” Ebûbekir (r.a.) bu sözü işitti ve: “Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” dedi. Birkaç gün sonra da Fahr-i Âlem Muhammed (s.a.v.) ile buluştu: “Ya Ebâbekir! 12 yıl önce görüp rahip Yemliha’ya tâbir ettirdiğin rüya sana mûcize olarak yetmez mi? 12 dinar verdin; ayrıca 100 dinar da vaad eyledin. Rahip sana 12 satır bir mektup yazarak emanet verdi.” dedi ve mektupta yazılanlar şudur dedi. Hazret-i Ebûbekir:
“Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” diye şehadet getirdi ve “Sen, rahip Yemliha’nın haber verdiği peygambersin” dedi.
Erkeklerden ilk İslam’a gelen ve Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile ilk namaz kılan Hz. Ebûbekir’dir. (Menâkıb-ı Çâryâr-ı Güzîn)

Hicrî: 08 Rebîulâhir 1438 Fazilet Takvimi

OTUZ İKİ FARZI BİLİP İNANMAK FARZ-I AYINDIR Otuz iki farzı ve dînin zarûrî meselelerini bilip inanmak herkese farz-ı ayındır. Dînin zarûrî meselelerinin en büyük rüknü, îmânın şartlarıdır. Bunlarda şüphe câiz değildir. Zîrâ şüphe olan yerde îmân bulunmaz. Çocukluğundan itibaren dünya işleri ile meşgul olup dînine âit îmân ve amel bilgilerini öğrenmeye vakit ayıramayanlar -Allah muhâfaza- bu cehâletle âhirete giderlerse cehenneme müstehak olurlar. Bu sebeple bütün mükellef erkek ve kadın otuz iki farzı, evvela îmânın şartlarını öğrenip evlatlarına ve mesul olduğu kimselere de öğretmelidir. Zîrâ îmân olmayınca amelin faydası olmaz. Otuz iki farz şunlardır: Îmânın şartları: 1- Allâh’ın varlığına ve birliğine 2- Meleklerine 3- Kitaplarına 4- Peygamberlerine 5- Âhiret gününe 6- Kadere; hayır ve şerrin Allâhü Teâlâ’nın takdiri ile olduğuna inanmak. İslâm’ın şartları: 1- Kelime-i şehâdet getirmek 2- Namaz kılmak, 3- Oruç tutmak 4- Zekât vermek 5- Haccetmek. Guslün farzları: 1- Ağza su vermek 2- Burna su vermek 3- (Hiç kuru yer kalmayacak şekilde) bütün bedeni yıkamak. Abdestin farzları: 1- Yüzünü yıkamak 2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak 3- Başının dörtte birini meshetmek 4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak. Teyemmümün farzları: 1- Niyet etmek 2- Ellerini toprağa vurup yüzünü meshettikten sonra tekrar toprağa vurup kollarını meshetmek. Namazın farzları: Namazın dışında olanlar: 1- Hadesten tahâret (Abdesti yoksa abdest almak, cünüp ise gusletmek) 2- Necâsetten tahâret (Vücudunu, elbisesini ve namaz kıldığı yeri necâsetten temizlemek) 3- Setr-i avret (Namaz kılarken vücudunda örtmesi icap eden yerleri örtmek) 4- İstikbâl-i Kıble (Kâ’be’ye dönmek) 5- Vakit 6- Niyet. Namazın içinde olanlar: 1- İftitah tekbîri (Namaza Allâhü ekber ile başlamak) 2- Kıyâm (ayakta durmak) 3- Kırâat (Kur’ân-ı Kerîm okumak) 4- Rükû 5- Secde 6- Kâde-i ahîre (Son oturuş).

MEZHEB

Mezheb, büyük din müctehidlerinin edille-i şer’iyyeden çıkardıkları meseleler ve hükümler topluluğudur.

Peygamberimiz (s.a.v.) hayatta iken Müslümanlar her türlü meselelerini Peygamberimizden, ondan sonra ise Sahâbe-i Kirâm’ın büyüklerinden öğreniyorlardı. Mezheb imamları, dînî meseleleri Sahâbe-i Kirâm’dan ve tâbiînden öğrenmişler ve bunları bir araya toplamışlardır. Âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve icmâda bulunmayan hususlarda kıyas ve ictihad yoluyla hükümler çıkarmışlar ve böylece mezhepler meydana gelmiştir.

İtikatta ve amelde hak mezheb; Ehl-i Sünnet ve Cemâat Mezhebi’dir. Bu da Peygamberimizin ve ashâbının îtikad (inanç) ve ameli üzere olanların mezhebidir.

Ehl-i Sünnet ve Cemâat Mezhebi’nin itikatta imamları ikidir:

İmam Ebû Mansûr Muhammed Mâtürîdî Hazretleri, H. 280 (M. 894) târihinde Türkistan’da, Semerkand şehrinin Mâtürid köyünde doğmuş ve H. 333 (M. 945) tarihinde Semerkand’da vefât etmiştir.

İmam Ebü’l-Hasen Eş’arî Hazretleri, H. 260 (M. 873) tarihinde Basra’da doğmuş, H. 324 (M. 936) tarihinde Bağdat’ta vefat etmiştir.

Ehl-i Sünnet ve Cemâat’in amelde hak mezhebi dörttür:

1- Hanefî Mezhebi: İmamı, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe Nu’mân bin Sâbit Hazretleridir. Adı Nu’mân, babasının adı Sâbit’tir. H. 80 (M. 699) tarihinde Kûfe’de doğmuş, H.150 (M. 767) târihinde Bağdat’ta vefat etmiştir.

2- Mâlikî Mezhebi: İmamı, İmam Mâlik bin Enes Hazretleridir. H. 93 (M. 711) tarihinde Medîne-i Münevvere’de doğmuş ve H. 179 (M. 795) târihinde yine Medîne-i Münevvere’de vefat etmiştir.

3- Şâfiî Mezhebi: İmamı, İmam Muhammed bin İdrîs-i Şâfiî Hazretleridir. H. 150 (M. 767) tarihinde Gazze’de doğmuş, H. 204 (M. 820) tarihinde Mısır’da vefat etmiştir.

4- Hanbelî Mezhebi: İmamı, İmam Ahmed bin Hanbel Hazretleridir. H. 164 (M. 780) tarihinde Bağdat’ta doğmuş, H. 240 (M. 855) tarihinde yine Bağdat’ta vefat etmiştir. (Muhtasar İlmihâl, Fazilet Neşriyat)

"İnsanoğlu o Kadar Dünyevileşir ki, Mezar Kazan Bile Öleceğine İnanmaz." İmam-ı Gazâli (ks)

ÇOCUĞU OLMAYANLARIN DİKKATİNE Sağlığımızın müthiş şifreleri sayfamda mevcut okuyun tüm bilgiler Günde sabah akşam 1 rer talı kaşığı karbonatı sıcak suda eritin için 15 gün karbonat kullandıktan sonra Çakşır kökü erkeklere ayrı bayanlara ayrı oluyor erkek ve dişi olarak alın kullanın çobançökerten azgın teke otu çaylarını için arı sütü fındık kadar dil altına koyun erisin yutun bunlar her iki cinstede kullanılacak. 45 gün kadar Çocuğu olmayanların mükemmel ilacı tüm bunlara rağmen olmuyorsa karaciğerinizi tedavi edin sağlığımızın müthiş şifreleri sayfamda var okuyun Rabbim hayırlı evlatlar nasib etsin saygılar M.ulaş

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “(İlmiyle amel eden) âlimlere tâbî olunuz. Zîrâ onlar, dünyanın (doğru yolu gösteren) ışıkları ve âhiretin kandilleridirler.” (Sûyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِتَّبِعُوا الْعُلَمَاءَ فَاِنَّهُمْ سُرُجُ الدُّنْيَا وَمَصَابِيحُ الْآخِرَةِ. (الجامع الصغير