18 Kasım 2020 Çarşamba

Hayatından Çıkanlara sakın Üzülme Çürük meyve Ağaçtan düşer Dünyaya kıymet vermeyip, ahiret için yaşayanlar, hizmet ve ibadetle uğraşanlar, son hallerinde muhtaç olmazlar, unutulmazlar.

 DR. SALIH: Hastalıklar ne olursa olsun, bütün hastalıklarda tedavi aynıdır; 1-Beslenmeyi düzeltmek, 2-Gıdayı azaltmak, 3-Yapay gıdalardan vazgeçmek, 4-Deterjan kullanmamak, 5-Vücut bakım ürünleri kullanmamak, 6-Açlık,7-Hacamat,8-Sülük

17 Kasım 2020 Salı

UD-İ HİNDİ (Kust-i Bahri)


Bir gramı toz yapılır, bir fincan zeytinyağı içine konarak sabahları aç karnına içilirse midedeki ülseri şifaya kavuşturur.
Udihindi insanı müzmin baş ağrısından sâlim eder. Zeytinyağı içinde pişirilir de soğuduktan sonra kulağa üçer damla damlatılırsa kulak ağrısından kurtarır. Tütsü yapılır, buruna çekilirse nezleden kurtarır. Soğuk su ile içilirse erlige kuvvet verir. Kumları döker, Mide ve karaciğerin ağrılarini izale eder. İnsandaki titremeyi, sıtmayı, siyatiği ve mafsal ağrılarını giderir. Tozu buruna çekilirse bademciği iyi- leştirir.

Göğsün içindeki iltihap

 Udi Hindi yağını 3 öğün 1 tatlı kaşığı içiniz.

MIDE HASTALIKLARI KESİN ÇÖZÜM


Kuru incir ve anason. 7 gün boyunca sabah erken saatlerde olursa cok faydalı. 3adet kuru incirin içine birer çay kaşığı anason koyup, karnına tuketin aç. En az bir saat baska hic birsey yemeyin ve icmeyin. 3 ve dördüncü gunun ardından ağrılarınızın neredeyse
Şişkinlik, kabizlik, yanma, reflü Ülsere için cok tesirlidir. (Sürekli Kullanılabilir)

İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen insandır “Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”

 











16 Kasım 2020 Pazartesi

Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v. bir gün); “Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belânın gelmesi vâcip olur!” buyurmuşlardı.(Yanındakiler:) - “Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular. Efendimiz (s.a.v.) saydı:


- Ganimet (yani millî servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında dolaşan) tedavül eden bir metâ haline gelirse,

- Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerine tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,

- Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.

- Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;

- Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;

- Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman.

- Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;

- (Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye, zararı dokunmasın diye hürmet edildiği;

- (Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;

- İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;

- (San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;

- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) veya gökten taş yağmasını (kazfi) bekleyin.”.... [Tirmizi, Sünen, Fiten 39, Hadis no: 2211]