
Gençler! Bugün mü, yarın mı, bilemem; fakat Ayasofya açılacak! Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik etmiş sanılan kötülerle, kötülük etmiş sanılan iyilerin gizli dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek Necip Fazıl
“Ayasofya bir mananın zıt manaya taarruz ve onu zebun edişinin bütün dünyada eşi olmayan abidesidir” Necip Fazıl
“Ayasofya’yı Müslümanlar müze yapmadı. Medreseleri tekkeleri Müslümanlar kapatmadı. Ezan-ı Muhammedîyi Müslümanlar yasaklamadı. İskilipli Âtıf Efendiyi Müslümanlar asmadı” Mehmet Şevket Eygi
İsteriz müminler sende cem olsun, Haktan hakikattan her gün dem olsun, Kuduz köpeklere varsın yem olsun, Sana uzatılan dil Ayasofya.
Fatihin vakfını tutarız müze, Torunuyuz deyip çıkarız yüze, Gün gelip bu hesap sorulur bize, Görecek göz neden mil, Ayasofya.
Gaflet uykusundan millet uyansın, Hakkın boyasıyla yine boyansın, Zalimlere değil hakka dayansın, O zaman düşmanlar çil Ayasofya.
Değişmez ölçüyü millet taşırdı, Temel taşlarını küffara aşırdı, Bir sam yeli esti yolu şaşırdı, Karıncayı sandı fil, Ayasofya.” Eşref Ziya
Ey İslâmın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya! Şerefelerinde fethin, Fâtih’in şerefi ışıl ışıl yanan muhteşem mabet!… Neden böyle bomboş, neden böyle -bir hoşsun? Hani minarelerinden göklere yükselen, tâ… maveradan gelen, ezanlar?1. Hani o ilâhî devir, ilâhi nizamlar!.. Ayasofya ses vermiyor! Ayasofya bir hoş, Ayasofya bomboş!.. Hani nerde, şu muhteşem minberde, binlerce erin, binlerce gazinin baş koyduğu şu temiz yerde, şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?! Ayasofya Ayasofya! Seni bu hale koyan kim? Seni çırılçıplak soyan kim? Hani, gönüllerden kubbelere, kubbelerden gönüllere gürül gürül akan, sineler yakan Kur’an sesleri?! Kur’an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş!.. Allah-Muhammed, Hülefa-i râşidîn’in, bu din ulularının isimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!.. Fethin, Fâtih’in mabedinden kitab-ı müh ini, bu ulu dini kaldıran kim?.. Dinimize, imanımıza saldıran kim?.. Osman Yüksel Serdengeçti
SONUÇ: Ayasofya bizim savaşarak elde ettiğimiz fetih / kılıç hakkımızdır. Bunu bütün dünya meşru hak olarak kabul etmektedir. Buna bağlı olarak Ayasofya’nın dinî ve millî hüviyeti, bizim millî egemenlik hakkımızla bağlantılıdır. Ayasofya Müslüman Türk milletinin iftihar ettiği Fatih Sultan Mehmed’in tapulu malıdır. Hukukta da Ayasofya’nın mahiyeti ve devamı vakıf şartnamesiyle tanımlanmıştır. Bu vakıf şartnamesine göre Ayasofya fethin sembolü olan bir camidir. Nitekim hukukî bir kurum olan Danıştay’ın kararı da bunu teyit etmektedir. O halde Ayasofya aslî hüviyetine döndürülmelidir Onun aslî hüviyeti de, her türlü yabancı inanç ve telakkilerden arınmış bir şekilde “Allah’ın evi” olmaktır. İçinde İslamî kural, kaide ve ilkelere aykırı hiçbir yabancı unsura yer verilmemelidir. Tüm bu şartları dikkate alarak Ayasofya’yı aslî hüviyeti olan gerçek manada bir camiye çevirmek Allah’ın rızasını, Rasulüllahın (s.a.v.) hoşnutluğunu kazanmak; Müslüman Türk milletinin istek ve arzusunu yerine getirmek demektir. Meseleye böyle dinî ve millî bir sorumluluk anlayışıyla yaklaşmak şarttır. Bu aynı zamanda Ayasofya’yla beraber Müslüman Türk milletinin ilelebet kıyamete kadar yaşama iradesinin de bir gereğidir.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, bu toprağın üstündeki 30 milyon ve altındaki 30 milyar Türk’ün semaları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.” Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder