30 Mart 2020 Pazartesi

İDRİS ALEYHİSSELÂM’DAN HİKMETLİ SÖZLER

İDRİS ALEYHİSSELÂM’DAN HİKMETLİ SÖZLER
İdris Aleyhisselâm şöyle buyurdu:
Sizden hiçbiriniz, verdiği nimetlere karşı Allâhü Teâlâ’ya, hakkıyla şükretmeye güç yetiremezsiniz.
Nasıl ki bütün sanatları bilen bir usta, dikiş yapmak istediği zaman marangozluk âletlerini bırakıp dikiş âletlerini eline alıyor, yazı yazmak istediği zaman dikiş âletlerini bırakıp yazı âletlerini eline alıyorsa ilim ve sâlih amellere ulaşmak isteyen kimse de cehâlet ve kötü amellere âit âletleri elinden atsın, câhillik ve kötü amelleri terk etsin. Zîrâ dünya sevgisi ile âhiret sevgisi, ikisi birden aslâ bir kalpte bulunamaz.
Ey insan! Allah’tan korktuğun ve şerre götüren yollardan sakındığın zaman şerre düşmezsin.
Seni, âhiret amellerinden alıkoyacak olan hevâya ve dünyânın geçici güzelliklerine meyletme. Aksi takdirde suya batmak üzereyken kendisini kurtarmak yerine, güzelliğine aldandığı ağır bir yükü kurtarmakla meşgul olan ve bu yüzden de boğulup giden kimse gibi olursun.
Şâyet Allâhü Teâlâ, Rûhu’l-Kudüs yani Cebrâîl Aleyhisselâm ile konuşan peygamberleri ve seçilmiş olan hamele-i vahiy (nebîleri) vâsıtasıyla insanlara kendisini tanıtmasa ve onları kulluğuna hidâyet etmeseydi, o insanlar aslâ, Allah Azze ve Celle’nin yüceliğini bilmeye yol bulamazlardı. O peygamberler, insanları Allâhü Teâlâ’ya karşı takvâya ve ona itâat yoluna irşâd ederler. İnsanlara, Allâh’ın emir ve yasaklarına dâir sınırlarını gösterirler. Ebedî hayâta ve nîmetlere vesîle olan rızâsını kazanma yollarında yapılması îcap eden amelleri bildirirler.
Allâhü Teâlâ’ya, câhilce ve kötü niyetlerle duâ etmeyin. Ona âsî olmayın. Koyduğu sınırları ve kânunları aşmayın. Sizden hiçbiriniz kendisine yapılmasını istemediği şeyi kardeşine yapmasın. Birlik ve beraberlik içinde olun ve birbirinizi sevin. Hep birlikte saf, temiz kalplerle, dağınık olmayan ve başka şey karıştırılmayan samimî niyetlerle oruca ve namaza devam edin. Allâhü Teâlâ’ya itâat ve ona karşı takvâ yolunda yardımlaşın. Dâimâ hayra koşun ve o yolda gayret edin. (Muhtâru’l-Hikem)

BOŞ KONUŞMAYI BIRAK ZİKRE SARIL İbrahim bin Edhem (rah.) dünyalık sözler konuşan birisini gördü. Hemen onun sözünü kesti ve dedi ki: “Sen bu konuştuğun sözlerden sevap mı ümid ediyorsun?” Adam “Hayır” dedi. “Peki, bundan dolayı azaba uğramayacağından emin mi oluyorsun?” Adam: “Hayır” deyince İbrahim bin Edhem Hazretleri şöyle buyurdu: “Öyleyse sevâbını ummadığın, azâbından da emin olmadığın sözü niçin konuşuyorsun? Sen bu sözleri bırak, Allâhü Teâlâ’yı zikre sarıl.” (Tenbîhu’l-Gâfilin)

olunduğumuz şeyi yerine getirmek elbette lâzımdır. Nehyolunduğumuz şeylerden de kaçmaktan başka çare yoktur.
Hiç tembellik ve gevşeklik göstermeden tadîl-i erkâna ve diğer şartlarına riâyet ederek beş vakit namazı edâ etmek îcâb eder. Nisâb miktarına eriştiği zaman, malın zekâtını vermek lâzımdır. İmâm-ı Âzam’a (rah.) göre hanımların ziynetlerine de zekât vâcip olur.
Vakti oyun ve eğlence peşinde sarf etmek, kendisinden nehyolunduğumuz şeyleri yapmak şöyle dursun, ömrü mâlâyanî ile telef etmek bile hiç uygun değildir. Şarkı, türkü ve nağmeye rağbet etmekten ve ondan lezzet duymaya kapılmaktan sakınınız. Çünkü onlar bal ile yaldızlanmış zehirdir. “” - - - Gıybetten ve nemîmeden sakınmalısınız. Zîrâ bu iki kötü ahlâkı işleyenler hakkında şiddetli tehditler vârid olmuştur. Yalan ve bühtandan da sakınmanız zarûrîdir. Çünkü bu iki rezil huy, (geçmişteki) bütün hak dinlerde de haramdır. Bunları işleyenler hakkında birçok tehditler bildirilmiştir.
“. Halkın ayıplarını ve günahlarını örtmek, hatâlarını affedip geçivermek yapılması gereken işlerdendir... İnsanın önce Cenâb-ı Hakk’a karşı devamlı vâki olan kendi kusurlarına bakması lâzımdır. Hâlbuki Hazret-i Allah, kusurlarımızdan dolayı bizi hesaba çekmekte hiç acele etmiyor, kusurlarımız sebebiyle bizi rızıktan da mahrûm etmiyor.
İtikâdı düzeltip fıkhî hükümlerle de amel ettikten sonra bütün vakitleri size öğretildiği şekilde zikrullah ile geçirmek ve zikre aykırı ve mâni olan her şeyden de kaçınmak lâzımdır…
Her ne zaman dînî işlerde ihtiyat vâki olursa zikrullah ile meşgûliyet ziyâdeleşir. Her ne zaman da şer’î/dînî hükümleri yerine getirmekte gevşeklik vâki olursa, zikirden alınan tat ve lezzet yok olur. Bunun üzerine daha ne yazayım? Allâhü Teâlâ en iyi bilendir.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 3, m. 34)

ÂLİME LÂZIM GELEN BAZI EDEPLER Âlimlerden Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretlerinin beyan buyurduğu üzere: Ehl-i ilim için Cenâb-ı Hak’tan devamlı korku duymak ve mahlûkâta merhamet ve şefkat göstermek; belâlara tahammül edip sabrı alışkanlık hâline getirmek; hilmi, tabiat hâline getirmek ve tevâzûyu âdet edinmek; iffet ve istikâmetten ayrılmayıp ilim ve kitap mütâlaası husûsunda devamlılık göstermek; hakkı güzel hareketlerle anlatmak hiçbir kimse ile münâzaa ve mücâdele etmemek; kendi işi ile meşgul olup hasmından intikam alma fikir ve kasdında bulunmamak lâzımdır. Hasmı zelil etmek, ilim elde ederek ve kemâlât sahibi olmak ile hasıl olur. Âlim; yemek, ev, mal mülk, elbise ve diğer bütün işlerde selef-i sâlihînin seçtiği yolu seçmelidir. Çünkü mübah ile süslenmek, haram olan bir şey değilse de süslenmeye ve refah içinde olmaya fazla düşkünlük, âlime yakışmaz. (Mahzen-i Ulûm) Bu hususta İmâm-ı Rabbânî Hazretleri (k.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Evet, eğer âlimler dünyadan yüz çevirir, makâm-mevki, mal ve yücelik arzusunun esâretinden kurtulurlarsa işte onlar âhiret âlimleri ve enbiya (a.s.) vârisleridir. Mahlûkâtın en fazîletlisi onlardır. Onların mürekkebi, Allah yolunda şehit olanların kanları ile tartılır da ağır gelir. Onların uykusu ibâdettir.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1, m. 33)

Görüntünün olası içeriği: yazıGörüntünün olası içeriği: yazı
Fotoğraf açıklaması yok.Fotoğraf açıklaması yok.Fotoğraf açıklaması yok.Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
Görüntünün olası içeriği: yazı


ÂLİME LÂZIM GELEN BAZI EDEPLER Âlimlerden Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretlerinin beyan buyurduğu üzere: Ehl-i ilim için Cenâb-ı Hak’tan devamlı korku duymak ve mahlûkâta merhamet ve şefkat göstermek; belâlara tahammül edip sabrı alışkanlık hâline getirmek; hilmi, tabiat hâline getirmek ve tevâzûyu âdet edinmek; iffet ve istikâmetten ayrılmayıp ilim ve kitap mütâlaası husûsunda devamlılık göstermek; hakkı güzel hareketlerle anlatmak hiçbir kimse ile münâzaa ve mücâdele etmemek; kendi işi ile meşgul olup hasmından intikam alma fikir ve kasdında bulunmamak lâzımdır. Hasmı zelil etmek, ilim elde ederek ve kemâlât sahibi olmak ile hasıl olur. Âlim; yemek, ev, mal mülk, elbise ve diğer bütün işlerde selef-i sâlihînin seçtiği yolu seçmelidir. Çünkü mübah ile süslenmek, haram olan bir şey değilse de süslenmeye ve refah içinde olmaya fazla düşkünlük, âlime yakışmaz. (Mahzen-i Ulûm) Bu hususta İmâm-ı Rabbânî Hazretleri (k.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Evet, eğer âlimler dünyadan yüz çevirir, makâm-mevki, mal ve yücelik arzusunun esâretinden kurtulurlarsa işte onlar âhiret âlimleri ve enbiya (a.s.) vârisleridir. Mahlûkâtın en fazîletlisi onlardır. Onların mürekkebi, Allah yolunda şehit olanların kanları ile tartılır da ağır gelir. Onların uykusu ibâdettir.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1, m. 33)

Görüntünün olası içeriği: ‎şunu diyen bir yazı '‎ESHABI kiramdan Enes Radiyallahu anhu buyuruyor ki bana Resulullah s.a.v. Hazretleri bir dua öğretti bu duayı okuduğun zaman ecelin gelmedi ise hiç kimse sana zarar veremez buyuruyor. Veysel Gürler للهِ في مَعَ لا في لأ‎'‎
Görüntünün olası içeriği: şunu diyen bir yazı 'Hastalıklardan şifa için şu şekilde okunur. Besmele çekerek 19 defa (Ferdün hayyun kayyumun hakemün adlün kuddüsün, lillezine amenü hüden ve şifaün) Sıtma humma ve harareti (ateși) söndürmek için yine besmele ile 19 defa (Ferdün hayyün kayyumün hakemün adlün kuddüsün ya naru küni berden ve selamen) Rabbim Cuma günümüzü hastalıklardan belalardan kurtulmamıza vesile kılsın inşaallah.'Görüntünün olası içeriği: şunu diyen bir yazı 'Evlatlarım; "Salâtı Nariye" de "Hüsnül havâtimi" kelimesini 2 defa okuyun 1.si "son nefes" 2.si "son nefes dahil" demektir, bunu herkez bilmez, sâlatı nariyenin sırrı buradadır. Buyurmuşlardır S.H.T. kaddesallahü sırrahül aziz'
Görüntünün olası içeriği: yazı

amin

Görüntünün olası içeriği: yazı

KORUNMA DUASI HAKKINDA HADİS

Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak
KORUNMA DUASI HAKKINDA HADİS
Süheyl ibni Salih(r.a) şöyle der:"Ben,Peygamberimiz(s.a.v)'in huzurunda oturuyordum.
Ashabdan bir Zât geldi ve"Ey Allah'ın Resûlü!Bu gece zehirlendim de sabaha kadar uyuyamadım."dedi
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz"Ne ile zehirlendin".diye sordu."Akrep sokması ile"dedi
Peygamber Efendimiz"Ama sen akşamleyin,(Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak)diye dua etseydin,inş akrep sana zarar vermezdi".buyurdu.
Bu duanın meali:'Allah'ın yaratmış olduğu bütün mahlükâtın şerrinden,onun tam kelimelerine(kitaplarına veya sıfatlarına)sığınırım.'
evet bol bol tesbih edilecek bır dua..hadi
Bismillahirrrahmanirrahim
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak

Bilindiği üzere Hızır (a.s.) zaman zaman bazı kimselere görünür, darda kalanlara yardım eder, hayırlı ve güzel yerlerde bulunur. Bazı Allah dostları, sıkıntılı anlarda, Hızır aleyhisselâmdan istimdat için aşağıdaki beyti zaman-zaman okumuşlardır. Edrik Ebe'l-Abbas ennî münhasır Seyyidî Belyâ’bni Melkâni'l-Hızır (Lâ edrî) Meali: Efendim Belyâ, Melkân'ın oğlu Hızır! Yetiş yâ Ebe’l-Abbas, sıkıntıdayım, demektir. Açıklama: “Belyâ” Hızır aleyhisselâmın adı, “Melkân” babasının adıdır. Künyesi de, “Ebu'l-Abbas”tır. Tarîk-ı Nakşî Müceddidin kolu silsilesinin 33. ve son halkasını teşkil eden Vâris-i Rasûl Üstâzımız Süleyman Hilmi Silistrevî (k.s.) hazretlerinin, ders arasında zaman zaman, hem yukardaki beyti hem de aşağıdaki şu beyti cezbeli bir tarzda okudukları rahle-i tedrisinde bulunan talebeleri / ağabeylerimiz tarafından nakledilmektedir... “Edrik Ebe'l-Kaasım, ennî münhasırun; Seyyidî Muhammedü'bni Abdullâhi'bni Abdü'l-Muttalib, hüve'n-nûr.”

Korku ve belalardan kurtulmak için sabah akşam üç kere okunan dua:
(Bismillâhillezi lâ yedurru measmihi şey ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi ul âlim)
Manası:
Allah’ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiç bir şey zarar veremez, O, her şeyi işitir ve bilir.
Sıkıntılardan kurtulmak için okunan kelime-i temcid:
(Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhilaliyyilazîm)
Manası:
Allah’tan başka güç kuvvet sahibi yoktur. Her şeye kuvvet ve güç veren ancak zati ve sübuti sıfatların sahibi yüce Allah’tır.