Bir haber okudum az önce. Geçen hafta sosyal medyada da gündem olmuştu.
Bir şarkıcı, türkiye yi eurovizyon şarkı yarışmasında da temsil etmişmiş. Efendim bu şarkıcı, yanına, karısını, karısının eski sevgilisini, karısının eski sevgilisinin de karısı olan bir başka bayanı alıp tatile gitmişler. Hep birlikte bir güzel tatil yapmışlar.
Kendisini nişantaşında gören gazetecilerde bunu sormuşlar, o da "ne var bunda 2020 yılında yaşıyoruz" demiş.
Haber uzun, detaya girmeye gerek yok da, aklıma ilk gelen şu; gavatlığın 2020 versiyonu böyle olsa gerek.
Memlekette gençlere rol model diye sunulan tipler bunlar işte. Buradan siyasete geçme diyenler olacaktır belki ama, bu sapkınlık hali bal gibi de siyasetin sorunudur beyler. Siz muhafazakar bir siyasi hareketiz deyip, bu ülkede yasa çıkaracak kudrete sahip olup, İstanbul sözleşmesi gibi bir yıkım anlaşmasını imzalar, zinde kuvvetlere mesaj olsun diye, her türlü ahlaksızlığa göz yumarsanız, biz de bu ve benzeri toplumsal ahlak sorunlarından sizi sorumlu tutarız haklı olarak. Medyayı ele geçirmek, ana akım medyada aleyhinize haber çıkmasını engellemekle olmuyor.
Medya çağında, toplumu, özelikle gençleri yönlendirecek araçları, menfaat ve maddi çıkar hesabından elde etme gayretinin sonuçlarından sorumlusunuz, beğenseniz de, beğenmesiniz de.
İşte bu ve benzeri sapkınlıklar, bu milleti içinden kemiren birer kurt misali, eritip gidiyor. Çocuklarımızı medyanın tahribatından korumak için yapabileceğimiz çok fazla bir şey maalesef yok. Sadece evimizde verebileceğimiz ahlaki temel bizim sermayemiz. Evimde ki televizyonu mümkün olduğunca kapalı tutuyorum ama İnterneti nasıl kapatacağız? İşte eğitim yılı başladı ve eğitim internetten verilecek. Zamanın ruhundan çocuklarımızı koparamayız, zamanın gerçeklerinden uzak durmayız ama bu zaman kötü zaman ve maalesef iktidar sahiplerinin toplumsal ahlakla ilgili de bir sorunları yok!
Düşünüyorum da, mensubu olmakla şeref duyduğum mümtaz topluluk olmasa, acaba bizim halimiz ne olurdu?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder