26 Mayıs 2020 Salı

Âyetü'l-Kürsî

 Âyetü'l-Kürsî


„Bismillâahi'r -rahmâani'r-rahiym

Allâahü lâaa ilâahe illâa hüvel hayyul kayyüum
Lâa te'huzühüü sinetüv velâa nevm
Le hüü mâa fissemâavâati ve mâa fil ard
Men zellezii yeşfeu indehüü illâa bi iznih
Ya'lemü mâa beyne eydiyhim vemâa halfehüm
Velâa yühiytuune bişey im min ilmihii illâa bi mâa şâaaae
Vesia kürsiyyühüs semâavâati vel erda
Velâa yeüüdühüü hifzuhümâa
Ve hüvel aliyyül aziym.“

Meali:

„Allâh odur ki, kendiden başka ilah yoktur. O hay ve kayyumdur. Kendisini ne uyku yakalar ne de uyuklama... Semâvat ve arzda bulunanlarin hepsi onundur. Onun izni olmadan katında hiçbir kimse şefaat edemez. O kullarının yapmakta olduklarını ve önceden yaptıklarını bilir. Onun ilminden ancak dilediklerini kavrayabilirler. Onun kürsisi gökleri ve yeri kucaklayacak kadar vâsi'dir. Bunları muhafaza ona agır da gelmez. O, çok yüce, çok büyüktür.“
 

Hasan Arıkan  - Muhtasar Ilmihal






Âyetü'l kürsî’nin fazîleti 


Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: 


“Farz namazlarından sonra Âyetü'l kürsî okuyan kimse ile Cennet arasında, ölümden başka mani yoktur.”


“Kim, Âyetü'l kürsî’yi okursa, Allahü teâlâ, onun o saatten itibaren sabaha kadar, iyiliklerini yazacak, kötülüklerini silecek bir melek gönderir.”



( أعوذ بالله العظيم من الشيطان الرجيم )

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ




“Bu âyet herhangi bir evde okunduğunda, şeytanlar mutlaka o evden otuz gün uzaklaşır. Yâ Ali! Bunu oğluna ve ev halkına öğret, komşularına hatırlat!”


“Sıkıntı anlarında Âyetü'l kürsî’yi okuyan kimseyi Allahü teâlâ sıkıntıdan kurtarır.”










“Hastalığında Âyetü'l kürsî’yi okuyan kimsenin ölümünü Allahü teâlâ kolaylaştırır.”


“Yatarken Âyetü'l kürsî’yi okuyanın yanında sabaha kadar Allah tarafından gönderilmiş bir muhafız bulunur. Bu müddet içinde ona şeytan yaklaşamaz.”








“Bir kimse, evinden çıkarken Âyetü'l kürsî’yi okursa, Hak teâlâ, yetmiş meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar, ona duâ ile istigfâr eder.”


“Âyetü'l kürsî Kur’ân-ı kerîmin dörtte birine denktir.”

“Kur’ân-ı kerîm sûrelerinin efdali Bekara sûresi, onun âyetlerinin en büyüğü de Âyetü'l kürsî’dir. Şeytan, Bekara sûresi okunduğunu duyduğu evden çıkar gider.”








“Allahın kitabında nazar için sekiz âyet vardır. Bir evde bir kul onu okursa, o gün ona insan ve cin nazarı değmez. Sekiz âyet Fâtiha ve Âyetü'l kürsî’dir.”


“Bir mümin, Âyetü'l kürsî’yi okursa, Cenab-ı Hak kabirdeki müminlerin kabirlerini nûrlandırır, genişletir. Okuyana da çok sevâb verilir. Her hargi için bir melek halk olunur. Bu melekler, okuyan kimse için kıyâmete kadar istigfâr ederler.”







Abdullah bin Mes’ûd buyurdu ki:


“Âyetü'l kürsî, Allahın kelâmıdır ve Allah kelâmı Allahü teâlânın yarattığı gökten de, yerden de daha büyüktür.”


Ayetü'l kürsî  anlayışı artırır


Hz. Ali buyurdu ki:


“Âyetü'l kürsî’yi okumadan uyuyan kimseye, akıllı demem.”







Kutbuddîn İznikî buyurdu ki:


“Beş vakit namazdan sonra, hemen bir âyetü'l kürsî ve 33 sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber ve bir kerre de Allah'ü ekber Lâ ilâhe illallâhü vahdehü laşerike leh lehül mülkü velehül hamdü yuhyi ve yümiyt vehüve hayyün la yemüt biyedihil hayr vehüve ala külli şeyin kadiyr.   okumak müstehabdır.”


Yine buyurdu ki:


“Âyetü'l kürsî’yi ihlâs ile okuyanın, insan ve hayvan haklarından ve farz borçlarından başka günahları affolur. Yani tevbeleri kabul olur.”





İmâm-ı Nevevî buyurdu ki:


“Âyetü'l kürsî’nin her yerde ve bilhassa yatağa yatılacağı zaman okunması müstehabdır.”


 


İmâm-ı Bûnî diyor ki:


“Âyetü'l kürsî’yi suya 50 defa okuyup içen kimsenin, Allahü teâlâ aklını ve anlayışını artırır.” [Âyetü'l kürsî Bekara sûresinin 255. âyetidir.] 





Ayet'ül Kürsi


اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ
97
[9:08:19 PM]KIBRIT-İ AHMER:
الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ


لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ


لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ


مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ


يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ


وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ


وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ


وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا


وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder